Let someone down türkçesi Let someone down nedir

  • Gözünü açmak.
  • Birini hayal kırıklığına uğratmak.
  • Hüsrana uğratmak.
  • Birini yüzüstü bırakmak.
  • Birinin umudunu boşa çıkarmak.

Let someone down ingilizcede ne demek, Let someone down nerede nasıl kullanılır?

Let : Gevşetmek. Dirmek. Koyuvermek. İhale etmek. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Müsaade etmek. Bırakmak. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Dürmek. İzin vermek.

Someone : Şahsiyet. Kimse. Birisi. Önemli kimse. Bir kimse. Biri.

Down : İndirmek. Aşağı. Aşağıya doğru. Bozuk. Alaşağı etmek. Boyunca. Çabucak içmek. Yıkmak. Yere yıkmak.

Let someone down gently : Birini yavaş yavaş alıştırarak hayal kırıklığına uğratmak.

Let someone else do it : Bırak bir başkası yapsın. Bırak başka biri yapsın. Bir şeyi yapmak için sorumluluğu başka birine vermek. Bir şeyi başkasının yapmasına izin vermek. Görevi başkasına vermek.

Knock someone down : Yere devirmek veya sermek. Birini devirmek. Birini yere düşürmek. Birini şaşırtmak. Birini sersemletmek. Birinin dengesini kaybedip düşmesine neden olmak.

Face someone down : Birisiyle yüzleşmek. Karşı karşıya gelmek.

Take someone down a peg : Bir kimseyi küçük düşürmek.

İngilizce Let someone down Türkçe anlamı, Let someone down eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Let someone down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disabuse : Doğru yolu göstermek. Görmesini sağlamak. Kurtarmak. Birini yanlış düşüncesinden vazgeçirmek. Hatadan kurtarmak. Uyandırmak.

Beware : Çekinmek. Çok dikkat etmek. Dikkat etmek. Korunmak. Sakınmak. Kaçınmak.

Alerting : Uyarmak. Alarma geçirmek. Uyarma.

Disabuse of : Kurtarmak. Görmesini sağlamak. Uyandırmak.

Alerted : Alarma geçirmek. Uyarmak. Alarma geçirilmiş.

Fail someone : Birisini sınıfta bırakmak. Sınıfta bırkmak. Birini yüzüstü birakmak. Birisine kötü not vermek (sınavda, vb.).

Awake : Tetik. Uykudan kalkmak. Uyanmış. Harekete geçirmek. Harekete geçmek. Canlanmak. Farkında olan. Kışkırtmak. Uyandırmak. Bilinçli.

Bewared : Kaçınmak. Korunmak. Dikkat etmek. Sakınmak. Çok dikkat etmek. Çekinmek.

Alerts : Uyarmak. Alarma geçirmek.

Awoken : Uyandırmak. Uyandırılmış. Uyanık. Uyanmak. Farkına varmak. Uykudan kalkmak. Uyarmak. Gözü açılmak.

Let someone down synonyms : bewaring, awakes, disabused, awoke, frustrate, disabuses, alert, bewares, leave someone in the lurch, give one the willies.