Lion jaw türkçesi Lion jaw nedir

  • Aslan çene hastalığı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Köpeklerde, alt çene kemiğinin kalınlaşması, alt çene kemiğinin dış yüzü ile, şakak kemiği üzerinde, çift taraflı, bakışımlı, çıkıntı tarzında kemik üremeleri sonucu yüzün aslan görünümünü andırması, tekrarlayan ateş ve ağzın açılmasındaki zorluktan kaynaklanan salya akışı ve yeme güçlüğüyle belirgin, kendiliğinden iyileşebilen, özellikle gençlerde görülen kalıtsal hastalık. iskoç teriyeri ve batı bölgesi dağlık beyaz teriyeri özellikle duyarlıdır, kranyomandibuler osteopati, kranyomandibular hiperosteozis, köpek kranyomandibular osteopatisi.

Lion jaw ingilizcede ne demek, Lion jaw nerede nasıl kullanılır?

Lion : Aslan yürekli adam. Görülmeye değer yerler. Cesur kişi. Cesur kimse. Arslan. Başarılı ve aranan kimse. Ünlü kişi. Aslan. Etçiller (carnivora) takımının, kedigiller (felidae) familyasından, 160 cm kadar boyda, 70 cm kadar ucu püsküllü bir kuyruğu olan, erkekleri yeleli, asya ve afrika'da yaşayan bir tür.

Jaw : Nasihat faslı. Dırdır. Azar. Uzun konuşmak. Fırça çekmek. Sıkıcı konuşmak. Çene çalmak. Can sıkıcı öğüt. Omurgalılarda kemik veya kıkırdakla desteklenen, dişleri taşıyan ve ağzın açılıp kapanmasını sağlayan yapı.

 

Lion hearted : Cesur. Aslan yürekli.

Lion on horseback : Atın üzerinde duran aslan gösterisi. At üstünde aslan.

Lion tailed monkey : Arslan kuyruklu makak. Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, kara renkli, yüzünün çevresinde uzun soluk kül rengi kıllar bulunan, kuyruğunun ucu püsküllü, hindistan'da yaşayan bir tür.

Lion tamer : Aslan eğiticisi. Aslanları, bu hayvanlara özgü biçimde eğiterek buyruğu altına alan kişi. Aslan terbiyecisi.

İngilizce Lion jaw Türkçe anlamı, Lion jaw eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lion jaw ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

 

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Aks kemiği dışında. Abaksiyal.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdomen : Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın. Abdomen.

Lion jaw synonyms : a crochordon, craniomandibular hyperosteosis, a c syndrom, abamectin, craniomandibular osteopathy, abdominal palpation, canine craniomandibular osteopathy, abdominal fat necrosis, a dna.