Liquidus türkçesi Liquidus nedir
Liquidus ingilizcede ne demek, Liquidus nerede nasıl kullanılır?
Liquidus curve : Sıvılaşma eğrisi. Evre çizgesinde, sıvı evrenin buhardan ilk oluşması koşullarım gösteren eğri. Katı-sıvı ya da gaz-sıvı durum çizgelerinde, sıvı bölge ile çoktürel bölge sınırını belirleyen çizgi. Sıvı eğrisi. Sıvıcıl eğri. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Liquid air : Sıvılaştırılmış hava. Soğutucu olarak kullanılan sıvı hava. Sıvı hava.
Liquid asset : Arıtımlı değer. Bir girişimin ödemelerde bulunmak amacıyla derhal kullanabileceği taşınmaz malların tümü. kasadaki para, bankalardaki depo sayıştırılan gibi arıtımlı değerler. Emre hazır değer. Kolayca paraya dönüştürülebilen varlık. Hızlı bir şekilde paraya dönüştürülebilen varlık. Likit varlık. Likit değer.
Liquid assets : Dönen varlıklar. Likit varlıklar. Paraya kolay çevrilebilir mal. Kolaylıkla paraya çevrilebilen varlıklar. Disponibilite. Birinci dereceden likit varlıklar ve ikinci dereceden likit varlıklar toplamı. bk. birinci dereceden likit varlıklar. Likid varlıklar. Hazır değerler.
Liquid brewers yeast : Bira üretiminde yan ürün olarak ele geçen, fermantasyon yeteneği olmayan ve kuru madde temelinde % 35'den az ham protein içermeyen bir maya. Sıvı bira mayası.
Liquid carburizer : Sıvı karbonlayıcı.
Liquid carbonitriding : Sıvı karbonlu nitrürleme.
Liquid chromatography : Sıvı-sıvı, sıvı-katı, kağıt, ince tabaka ve iyon değişimi kromatografilerinin genel adı. Sıvı kromatografi. Sıvı kromatografisi.
Liquid cooled : Sıvı soğutmalı. Sıvı ile soğutulan.
Liquid corn product : Sıvı mısır ürünü. Öğütülmüş mısırın basınçla hidrolizlenmesinden (buharla pişirme) ve mısırın, herhangi bir kısmı ayrılmaksızın, enzimatik işleme tabi tutulmasından elde edilen, % 30 dan az katı madde içermeyen bir ürün.
İngilizce Liquidus Türkçe anlamı, Liquidus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liquidus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Liquor : Likör. Sıvı, mayi. bir maddenin su içindeki eriyiği.
Potable : Meşrubat. İçilir. İçilebilir. İçecek. Potabl.
Ammonia : Amonya. Amino asitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Amonyak. Nışadır ruhu. Susuz. Nişadırruhu. Başlıca amino asitlerin deaminasyonundan ve nükleik asit, aminler gibi diğer kaynaklardan oluşan suda çözünen, oldukça zehirli artık ürün, nh3. Nh3; havaya göre bağıl yoğunluğu 0 .5971, kaynama noktası -35,5°c, renksiz keskin kokulu, sudaki çözünürlüğü çok olan bir gaz. (yanlışlıkla, ama yaygın olarak sudaki çözeltisine de amonyak denir. çözücü, soğutucu olarak çeşitli yapay bireşimlerde, özellikle gübre işleyiminde kullanılır.). Aminoasitlerin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan, suda çözünen, keskin kokulu ve oldukça zehirli bir bileşik, nh3.
Supernatant : Üst faz. Üstelti. Santrifüjasyon ve presipitasyondan sonra üstte kalan sıvı kısım. Süzüntü. Süpernatant. Bir süspansiyonun santrafüj edildikten sonra ayrılan ve üstte kalan, çözünmeyen ve tortu oluşturan kısmı, süpernatan. Üsteldi. Santrifüj sonrası üstte kalan sıvı. Yüzeyde yüzen.
Semiliquid : Yarı likit. Yarı sıvı.
Antifreeze : Etilen glikol veya alkol gibi suya karıştırıldığında donma noktasını düşüren sıvılar. Yanma dizgelerinde kullanılan yakıtların ve soğutma sularının donmalarına engel olmak için içlerine katılan etilen glikol gibi özdek. Donmayı önleyici. Antifiriz. Soğuk havalarda motor soğutma suyunun donmasını önlemek için bu dizgeye karıştırılan donma noktası düşük kimyasal sıvı. Donmaönler. Donma önleyici. Don önleyici. Donma önler.
Drink : Emmek. İçmek. Bitirmek. İçki içmek. Şerefine içmek. Yutmak. İçki. Buyurmak. Alkol almak. İçkiye harcamak.
Ammonia water : Amonyak suyu. Amonyaklı su. Amonyak.
Watery : Tatsız. Su ile ilgili. Yağmur yağacak gibi. Sırsıklam. Su gibi. Sulak. Yaş. Islak. Sudan. Sulu.
Fluid : Akışkan madde. Akışkan. İstikrarsız. Sıvı. Değişken. Mayi. Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Gazlar, sıvılar ve camsı yapılılar gibi akma özelliği gösteren özdeklerin genel adı. Akıcı.
Liquidus synonyms : state of matter, wood vinegar, liquifiable, snake oil, runny, pyroligneous acid, distillate, grume, sheep dip, liquified, state, ammonium hydroxide, medium, liquefied, water, ink, distillation, beverage, liquidus curve, alcohol, drinkable, liquefiable.
Liquidus zıt anlamlı kelimeler, Liquidus kelime anlamı
Solid : Üç boyutluluk. Sağlam. Dayanıklı. Sert. Deliksiz. İçi dolu. Som. Kesintisiz. Metanet. Dolma.
Gaseous : Hafif. Gaz. Gaz şeklinde. Gaz özelliğinde olan. Gaz gibi. Boş. Gaza ait. Gazlı. Gaz halinde bulunan.
Opaque : Monoton. Işıkgeçirmez. Kesif. Şeffaf olmayan. Mantıksız. Mat. Opak. Bulutlu. Sersem. Renksiz.

Bu kısımda Liquidus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liquidus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liquidus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liquidus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.