Make a speech türkçesi Make a speech nedir
- Sunum yapmak.
- Nutuk çekmek.
- Bir konuşma yapmak.
Make a speech ile ilgili cümleler
English: They asked me to make a speech on short notice.
Turkish: Acilen bir konuşma yapmamı rica ettiler.
English: I was called upon to make a speech in English.
Turkish: İngilizce bir konuşma yapmam rica edildi.
English: He has to make a speech at the party.
Turkish: Partide bir konuşma yapmak zorunda.
English: They asked me to make a speech in French.
Turkish: Fransızca bir konuşma yapmamı rica ettiler.
English: I had to make a speech on short notice.
Turkish: Kısa sürede konuşma yapmak zorunda kaldım.
Make a speech ingilizcede ne demek, Make a speech nerede nasıl kullanılır?
Make : Kapatmak (devreyi). Biçim. Kazanç. Erişmek. Verim. Yapmak. Olmak. Yapı. Çeşit. Eylemek.
A : Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Herhangi bir. La (müzik terimi). Miktar belirtir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi.
Speech : Dil. Söyleme yetisi. Anlatma. Diskur. Şive. Konuşma. Söz. Konuşma tarzı. Söz söyleme. Demeç.
Make a backup : Yedeklemek.
Make a bargain : Anlaşmak. Mutabık kalmak. Bir işi bağlamak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak.
Make a blunder : Pot kırmak. Baltayı taşa vurmak. Nane yemek. Gaf yapmak. Falso yapmak.
Make a big haul : Parayı götürmek. Parayı bulmak. Haksız kazanç sağlamak. Malı götürmek. Parayı indirmek. Vurgun yapmak.
Make a bid : Pey sürmek. Teklif götürmek. Teklif geçmek. Çaba harcamak.
Make a bed : Yatak yapmak.
Make a bet : Bahis tutuşmak. İddiaya tutuşmak. Bahis oynamak.
İngilizce Make a speech Türkçe anlamı, Make a speech eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Make a speech ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Harangued : Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk vermek. Konuşma yapmak. Söylev vermek. Tirat söylemek. Sıkıcı konuşma. Dırdır. Nutuk atmak. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak.
Declaimed : Yüksek sesle okumak. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle konuşmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle söylemek. Bağırıp çağırmak. Hararetle konuşmak. Resmi bir şekilde söylemek. Söylev vermek.
Declaims : Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Yüksek sesle okumak. Söylev vermek. Resmi bir şekilde söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle konuşmak. Hararetle konuşmak. Bağırıp çağırmak.
Hold forth : Önermek. Lafı iyice uzatmak. İleri sürmek. Nutuk atmak. Yüksekten atmak. Söylev vermek. Nutuk söylemek. Teklif etmek. Uzun uzadıya konuşmak. Öne sürmek.
Give a speech : Konuşma yapmak. Söylev vermek.
Dissertate : Söylev vermek. Konuşma yapmak. Bir konu hakkında konuşma yapmak. Resmi olarak bir konu hakkında konuşmak.
Harangue : Uzun ve sıkıcı konuşma. Konuşma yapmak. Sıkıcı konuşma. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Dırdır. Vaaz vermek. Söylev vermek. Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk atmak.
Orate : Konuşma yapmak.
Dissert : Çekişmek. Bir konu hakkında söylev vermek. Tartışmak. Sürtüşmek.
Deliver a speech : Nutuk atmak. Söylev vermek.
Make a speech synonyms : disserts, address, harangues, declaim, declaiming, haranguing.

Bu kısımda Make a speech kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Make a speech ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Make a speech anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Make a speech ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.