Make shift türkçesi Make shift nedir

  • Elde olanlarla yetinmek.
  • Bir yolunu bulmak.
  • Eldeki imkanlarla idare etmek.
  • Geçici tedbir.
  • Elindekiyle geçinip gitmek.
  • İdare etmek.
  • Var olanla idare etmek.
  • Yetinmek.
  • Bir çaresini bulmak.
  • Elindekilerle yetinmek.

Make shift ingilizcede ne demek, Make shift nerede nasıl kullanılır?

Make : Yapmak. Düzeltmek. Verim. Hesap etmek. Yapı. Hazırlamak. Erişmek. -e neden olmak. Meydana getirmek. Kapatmak (devreyi).

Shift : Değişme. Ötelemek. Mesai. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Değişiklik. Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Çalışma grubu. Rotasyon. Kadın iç gömleği. Değiştirmek.

Make shift with : İle idare etmek.

Make tracks : Acele gitmek. Sıvışmak.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

İngilizce Make shift Türkçe anlamı, Make shift eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make shift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be enough : Gitmek. Elvermek. Yetmek. Çıkışmak.

Administrating : Yönetmek.

Make do : İğreti olarak. Yetiştirmek. Var olanla yetinmek.

Stopgaps : Geçici önlem. Eğreti. Eğreti tedbir. Yasak savma. Geçici görevli. Geçici.

Bestridden : Bacaklarını ayırarak binmek. Aşmak. Her iki yakasında olmak. Her iki tarafında uzanmak. Üzerinden geçmek. Ata biner gibi oturmak. Her iki tarafında bulunmak. Üzerine binmek. Hükmetmek.

 

Administer : Müdürlük etmek. Vermek (ilaç, ceza vb). Vermek (ilaç veya ceza vb). Tedvir etmek. Tayin etmek. Tatbik etmek. Ettirmek. Vermek. Uygulamak. Hizmet etmek.

Be contented with : Kanıtlamak.

Settles : Bastırmak. Tünemek. Ödemek. Karar vermek. Yerleşmek. Yerine getirmek. Yatışmak. Yatıştırmak. Çökelmek.

Administrates : Yönetmek.

Settle : Durulmak. Süzmek. Uyum sağlamak. Oturtmak (bir şeyi bir yere). Ayak uydurmak. Yerine getirmek. Belirlemek. Adapte olmak. Oturmak.

Make shift synonyms : content oneself, be sufficient, content oneself with, boss, bestrode, administers, administrate, found a way out, bestrides, do with, bestride, stopgap, adhibit, temporary expedient, find a way out, bestriding, confine oneself to, administered, administrated.