Make tense türkçesi Make tense nedir

Make tense ingilizcede ne demek, Make tense nerede nasıl kullanılır?

Make : Kazanç. -e neden olmak. Yaratmak. Eylemek. Marka. Düzeltmek. Zorlamak. Verim. Yapılış şekli. Kapatmak (devreyi).

Tense : Stresli. Çekmek. Germek. Sıkı. Gergin. Gerginleştirmek. Stres içinde. Gerilmiş. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman.

Make tracks : Sıvışmak. Acele gitmek.

Make good : Yerine getirmek. Tazmin etmek.

Make a backup : Yedeklemek.

Make a bargain : Bir işi bağlamak. Anlaşmak. Anlaşmak (pazarlık). Anlaşmaya varmak. Mutabık kalmak.

İngilizce Make tense Türkçe anlamı, Make tense eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Make tense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stretches : Gerinmek. Süre. Esnemek. Hapis süresi. Gerinme. Geniş yer. Uzamak. Aralıksız süre. Yetmek.

Stretch : Büyütmek. Esneme. Esneme yapmak. Esneklik. Hapis süresi. Bir gücün etkisi altında numunenin uzunluğunun artması özelliği. Gerginlik. Gerinmek. Uzatmak.

Tensest : Kip. Germek. Çekmek. Stresli. Zaman. Gergin. Gerilmiş. Sıkı. Stres içinde.

Tauten : Gerilmek. Pekiştirmek. Germek. Gerdirmek. Kasmak.

Tense : Gergin. Sıkı. Çekmek. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Stres içinde. Gerilmiş. Kip. Germek. Stresli.

Tensing : Gerilmiş. Sıkı. Kip. Gerilmek. Çekmek. Stresli. Gergin. Germek. Stres içinde.

Strain : Kasmak. Germek. Yormak. Bir bakteri veya virüsün farklı alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları. Süzgeçten geçirmek. Didinmek. Filtre etmek. Zorlama. Kasılmak. Gerginlik.

Tautens : Kasmak. Gerdirmek. Germek. Gerilmek.

Tenser : Kip. Stres içinde. Çekmek. Zaman. Gergin. Sıkı. Stresli. Germek. Gerilmiş.