Make the most of türkçesi Make the most of nedir

  • Tadını çıkarmak.
  • Olabildiğince faydalanmak.
  • Büyütmek.
  • En iyi şekilde yararlanmak.
  • Azami yararlanmak.
  • Nimetlerinden faydalanmak.

Make the most of ile ilgili cümleler

English: If you need books, make the most of the books in the library.
Turkish: Eğer kitaplara ihtiyacın olursa, kütüphanedeki kitaplardan azami derecede yararlan.

English: We have to make the most of this situation.
Turkish: Bu durumdan azami şekilde yararlanmalıyız.

English: You must make the most of your time.
Turkish: Zamanınızı en iyi şekilde değerlendirmelisiniz.

English: I might as well make the most of it.
Turkish: Bari tadını çıkarayım.

English: You had better make the most of your opportunities.
Turkish: Fırsatlarından en iyi şekilde yararlansan iyi olur.

Make the most of ingilizcede ne demek, Make the most of nerede nasıl kullanılır?

Make : Eylemek. Marka. Hesap etmek. Yapılış şekli. Erişmek. -e neden olmak. Düzeltmek. Biçim. Meydana getirmek. Yapmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Most : En fazla. S. Çoğu. En fazla miktar. Pek çok. Pek. En. Ekseriyet. Çok. En çok.

 

Of : -nın. Yüzünden. -dan. Li. İle ilgili. In. -den övünerek bahsetmek. -nin. -den. Hakkında.

Make the most of it : Tadını çıkarmak. Keyfini çıkar. Tadını çıkar.

Empty vessels make the most sound : Boş teneke çok tıngırdar. Boş teneke çok ses çıkarır.

Made the most of : En iyi şekilde yararlanmak. Tadını çıkarmak. Olabildiğince faydalanmak. Azami yararlanmak. Nimetlerinden faydalanmak. Büyütmek.

Make the bed : Yatağı yapmak. Yatağını düzeltmek. Yatağı toplamak. Yatağı düzeltmek. Yatağını toplamak. Yatak toplamak.

Make the beast with two backs : Sevişmek (ingiliz argosu).

İngilizce Make the most of Türkçe anlamı, Make the most of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make the most of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breed : Yavrulamak. Cins. Soy. Üretmek. Irk. Çiftleşmek. Sebep olmak. Nesil.

Enjoying : Haz almak. Zevk almak. Beğenmek. Hoşlanma. Sevmek. Yararlanmak. Tadına varmak. Hoşuna gitmek. Sahip olmak.

Basking : Güneşlenmek.

Basks : Hoşlanmak. Güneşlenmek. Isınmak. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak.

Discussed : Tartışılmış. Görüşülmüş. Görüşmek. Tadına varmak. Tartışmak.

Blow up : Patlak vermek. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Agrandisman yapmak. İnfilak etmek. Havaya uçurmak. Patlamak. Tahrip etmek. Birden kızmak. Öfkelenmek. Patlatmak.

Amplifies : Kuvvetlendirmek (sesini). Geniş olarak açıklamak. Güçlendirmek. Genişletmek. (sesi) artırmak. Kuvvetlendirmek. Gücünü artırmak. Artırmak. Yükseltmek.

Basked : Hoşlanmak. Güneşlenmek. Isınmak. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak.

 

Discusses : Tadına varmak. Görüşmek. Müzakere etmek. Konuşmak. Münakaşa etmek. Söyleşmek. Tartışmak. Ele almak.

Make the most of synonyms : made the most of, aggrandizing, enjoys, aggrandizes, enjoyed, make use of, feasted, augments, aggrandize, amplifying, feast, aggrandised, enjoy, augment, amplify, aggrandized, bring up, drink in, aggrandise, bask, discussing, blows, be a father to, discuss, feasts.