Managing türkçesi Managing nedir

Managing ile ilgili cümleler

English: How are you managing it?
Turkish: Onu nasıl yönetiyorsun?

English: I'm not really serious about managing this project, but I need to be seen to be making the effort.
Turkish: Bu projeyi yönetme hakkında gerçekten ciddi değilim ama çaba sarf ederken görülmem gerekiyor.

English: Ali is managing.
Turkish: Ali yönetiyor.

English: Ali is now managing the business for his father.
Turkish: Ali artık babası için işletmeyi yönetiyor.

English: He is managing the business for his father.
Turkish: İşi babasının yerine yürütüyor.

Managing ingilizcede ne demek, Managing nerede nasıl kullanılır?

Managing board : İdare heyeti. Yönetim kurulu.

Managing clerk : Büro şefi. Şirket sorumlusu.

Managing committee : Yönetim kurulu veya heyeti. İdari komite.

Managing director : Fabrika müdürü. Yönetim müdürü. Şirket müdürü. İdari yönetici. Murahhas üye. Yetkili kişi. Yaygın ortaklıklarda yönetim kurulunca kendisine yürütme ve yönetim yetkisi verilen kişi. Mesul müdür. Müdür.

Managing documents : Belge yönetimi.

Managable float : Gözetimli dalgalanma. Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü.

 

Managing editor : Şef editör. Sorumlu yazı işleri müdürü.

Managable floating : Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü. Gözetimli dalgalanma.

Manage : İdare etmek. Başarmak. İşletmek. Yönetmek. Becermek. Yetiştirmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Çevirmek. Geçinmek. Götürmek.

Managing variables : Yöneten değişkenler.

İngilizce Managing Türkçe anlamı, Managing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Managing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In charge of : Yükümlü. -in sorumlusu. Yetkisiyle. Sorumluluğunda. -den sorumlu. Gözetimi altında.

Guidances : İdare. Rehberlik. İşaret. Kılavuz. Yönlendirme. Sevketme. Yol gösterme. Kılavuzluk.

Presider : Başkanlık eden. Başı çeken.

Husbandry : İdareli kullanma. Ziraatçilik. İdarecilik. Çiftçilik. Hayvancılık. Tarım. Tutumlu olma. Ziraat.

Dom : Domi. İdame. Irak ve iran'da yaşayan etnik bir grup. Kontrol. Balkanlar ve ortadoğu'da yaşayan bir etnik grup. Hakimiyet. Katedral. Devam. Hüküm.

Wielder : Kontrolcü (güç, otorite vs). Etkili denetimci. Etkili kullanıcı (araçlar, silahlar vs). Sağa sola sallayan kimse. Sallayan kimse. Kontrol eden. Hükümdar. Savuran kimse.

Amenable : Uygun. Uysal. Yumuşak başlı. Tabi olan. Yükümlü. Mükellef. Bağlı. Uyumlu. Aklı başında.

Administering : Uygulayan. Tedarik eden. Dağıtma.

Administerial : İdareyle ilgili. Yönetimle ilgili.

 

Conductor : İletken madde. Kılavuz. Şef (orkestra veya koro için). Isıl ya da elektriksel geçirgenliği olan nesne. Orkestra yönetmeni. Orkestra yöneticisi. Lider. Yol gösteren. Konduktor.

Managing synonyms : directorship, executive, blameworthy, accountable, above the water, curatrices, supervising, regime, managertal, manipulator, managerial, guidings, governing, dirigent, directorships, cmdr, in charge, disposal, facilitator, administration, direction, keepers, controlling, keeper, curator, directing, rection, responsible, directions, administerings, command, wielders, ruling.

Managing zıt anlamlı kelimeler, Managing kelime anlamı

Unalarming : Endişe verici olmayan. Panik yaratmayan. Alarma sebep olmayan.

Harmless : Zararsız. Temiz kalpli. Kendi halinde. Zararı dokunmayan. Saf. Masum. Suçsuz.