Manipulator türkçesi Manipulator nedir

  • İdare eden.
  • Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı.
  • Uzaktan elle çalışan aygıt.
  • İdareci.
  • Çabukel.
  • Manipülator (hadde).
  • Manipülatör.
  • İpli kuklaları oynatan sanatçı.
  • İşleten.
  • Çevirteç.
  • İpli kukla oynatıcısı.
  • İşletici.
  • Kalem oynatan kimse.
  • Tahrif eden kimse.

Manipulator ile ilgili cümleler

English: Ali is a liar and manipulator.
Turkish: Ali yalancı ve manipülatördür.

Manipulator ingilizcede ne demek, Manipulator nerede nasıl kullanılır?

Manipulators : Kalem oynatan kimse. Manipülatör. İdareci. Manipülator (hadde). Tahrif eden kimse. İşleten. Uzaktan elle çalışan aygıt. Çevirteç.

Manipulatory : Hileli. El ile işletme kabilinden. Dalavere içeren. Hileye dayanan.

Manipulate : Etkilemek. Hile yapmak. Ustalıkla idare etmek. Elle çalıştırmak. Oynama yapmak. Elle hareket ettirmek. Beceriyle yapmak. Ellemek. İşlemek.

Manipulated : Ayarlanmış. İdare etmek. Hile yapmak. Oynama yapmak. El ile işletmek.

Manipulated range : Düzeltme erimi.

Manipulative skill : Nesneleri biçimlendirme, yapma, araç ve aygıtları kullanma konusunda kazanılan yeterlik. 2-ellerin ve parmakların kas ortakgüdümü bakımından kazandığı uzluk. El becerisi.

Manipulating : Oynama yapmak. El ile işletmek. Çıkarları doğrultusunda yönlendiren. İdare etmek. Hile yapmak.

 

Manipulations : Manipülasyonlar. Tahrif. El ile işletme. Hile.

Manipulates : Ustalıkla idare etmek. Elle hareket ettirmek. Ellemek. Oynama yapmak. Elle işletmek. Hile yapmak. İdare etmek. Beceriyle yapmak. Elle çalıştırmak. İşlemek.

Manipulatively : Çıkarcı bir şekilde. El becerisine ait olarak.

İngilizce Manipulator Türkçe anlamı, Manipulator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Manipulator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiddler : Keman çalıcısı. Dolandırıcı. Kemancı. Üçkağıtçı. Üç kağıtçı. Serseri. Düzenbaz.

Driving : Sürücü. Sürme. Çalıştırma. Canlı. Hareket ettiren. İşletme. Sürücülük. Araba gezintisi. Çeviren.

Cause : Neden olmak. Sebep vermek. Hedef. Sebebiyet vermek. Sebeb. Sebep. Dava. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Sebep olmak.

Director : Çiftucayın önüne yerleştirilen bir ya da daha çok sayıdaki iletken çubuk. Bir kuruluşu yöneten ve bu işlemler nedeniyle üzerine sorumluluk alan kişi. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Bireycil ya da kümecil oyun yordamında oyunun gidişini yöneterek edimcilere üstlenceler veren ve eylem içinde beliren açık ya da simgesel anlatımları yorumlayan, gözlem ve çözümlemelerde bulunan katılımcı gözlemci. Sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Yönetim kurulu üyesi. Yönetici. Orkestra şefi. Yönetmen.

 

Elevator operator : Asansör operatörü. Asansörcü.

Railroad engineer : Demiryolu mühendisi.

Soul : Kişi. Ruh. Zencilere ait. Hissiyat. Maneviyat. Şahıs. Soul. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Zencilerle ilgili.

Telegraph operator : Telgrafçı.

Engineer : Teknisyen. Yapmak. Fen adamı. Düzenlemek. Çarkçı. Makinistlik. Fen uzmanı. Mühendisliğini yapmak. Makine mühendisi. Mühendis.

Individual : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Birbirinden ayrı. Birey. Başlıbaşına. Kişi. Özgün. Tekil. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Kişisel. Ferdi.

Manipulator synonyms : causal agent, locomotive engineer, company operator, causal agency, curator, curators, conductors, managing, administrators, administerings, somebody, administrants, executive, governing, directors, engine driver, interpreter, gamesman, someone, jockey, person, manipulators, mortal, twiddler, switchboard operator, keeper, exploiter, cmdr, radio operator, operator, telegrapher, administering, administrant.

Manipulator zıt anlamlı kelimeler, Manipulator kelime anlamı

Nondriver : Sürücü olmayan kimse.

Manipulator ingilizce tanımı, definition of Manipulator

Manipulator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who manipulates.