Marching türkçesi Marching nedir

  • Yürüyüş yaptırmak.
  • Uygun adım yürümek.

Marching ile ilgili cümleler

English: A brass band is marching along the street.
Turkish: Bir bando cadde boyunca uygun adımlarla yürüyüş yapıyor.

English: The soldiers were marching two abreast.
Turkish: Askerler iki sıra halinde yürüyorlardı.

English: The parade included six marching bands.
Turkish: Geçit töreni altı tane bando içeriyordu.

Marching ingilizcede ne demek, Marching nerede nasıl kullanılır?

Marching ants : Kayar noktalı çerçeve.

Marching fire : Yürürken ateş.

Marching music : Marş.

Outmarching : Yürüyüşte mağlup etmek. Daha hızlı ilerlemek. Daha hızlı yürüyüş yapmak.

Marchigiana cattle : Marchigiana sığırı. İtalya’dan köken alan, vücudu hacimli ve silindirik, ergin boğaları 1300, inekleri 800 kg ağırlığında, beyaz gri renkli, derisi pigmentli, yemden yararlanma yeteneği yüksek, hızlı gelişen, son yıllarda popülaritesi giderek artan etçi sığır ırkı.

March fracture : Kemiğe belirli bir yönde yapılan ve yinelenen zorlamaların anormal bir strese yol açması sonucu oluşan kırık. Stres kırığı.

March past : Geçit töreni. Resmi geçit.

March harrier : Kartallar (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, tüyleri kül, kahverengi kanşık, palearktik ve etiyopik bölgelerde ve avustralya'da yaşayan bir tür. Kızıl doğan.

 

Marchis method : Marchiyöntemi. Dejenere sinir ipliklerinin ortaya konmasında kullanılan histolojik boyama yöntemi. doku kesitlerinin potasyum bikromat çözeltisinde tespitinden sonra, miyelinli sinir ipliklerinin ozmik asitle boyanmasının önlenmesi ilkesine dayanır.

March in protest : Protesto yürüyüşü yapmak.

İngilizce Marching Türkçe anlamı, Marching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lockstep : Kortej. Yanaşık düzende yürüme. Herhangi bir kaba veya sert prosedür. Her askerin adımları önünde giden askerin adımlarıyla tam olarak uyumlu olması amacıyla birbirine çok yakın oldukları yürüyüş tarzı.

Marched : Yürümek. Sınır. Mart. Yürüyüş (topluca). Marş. Yürüyüş yapmak (topluca). Düzenli adımlarla yürümek. İlerlemek.

Walking : Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Yürüme. Döşeme. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme. Yürüyen. Asa. Ayaklı. Yürüyüş. Yürüme (yürüyüş).

Keep step with : Ayak uydurmak.

Walk : Yürüyüş yeri. Yürüme. Adımla ölçmek. Dolaştırmak. Gezdirmek. Dolaşmak. Yürüyüş biçimi. Adımlamak. Gezinmek. Gezmek.

Keep step : Aynı hızda yürümek. Ayak uydurmak. Aynı düzeyde ilerlemek.

March : Gösteri yürüyüşü. Gregoryan takviminde üçüncü ay. Düzenli adımlarla yürümek. Yürümek. Önüne katmak. Yürüyüş yapmak (topluca). İlerleme. Yürüyüş.

 

Quick march : Hızlı yürüyüş.

Promenade : Gezinmek. Piyasa yapmak. Okul balosu. Mesire. Gezinme. Bir tiyatro yapısında seyircilerin gezmeleri için ayrılmış yer. Gezinti yeri. Piyasa etmek. Girişlik. Deniz kıyısındaki gezinti yeri.

Countermarch : Geriye yürümek. Geriye yürüyüş. Geriye dönüş. Ters yönde yürüme.

Marching synonyms : routemarch, goose step.