Marginal utility türkçesi Marginal utility nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Marjinal yarar.
- Bir malın son biriminin tüketiminden sağlanan fayda, diğer bir deyişle bir malın tüketiminde ortaya çıkan bir birimlik değişmenin, diğer malların tüketimi sabitken toplam faydada yarattığı değişme.
- Marjinal fayda.
Marginal utility ingilizcede ne demek, Marginal utility nerede nasıl kullanılır?
Marginal : Uç. Değeri düşük. Marjinal. Enaz. Düşük. Sınırsal. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kenara ait. Kenarda yazılı. Sınırdaki.
Utility : Gereksinmelerin, mal ve hizmetler kullanılarak doğrudan doğruya karşılanması sırasında tüketicinin duyduğu haz. Yardımcı program. Bir bilgisayarın dizge yazılımıyla birlikte kullanıcıya sunulan, bir ortamdan bir ortama veri kütüklerini aktarma, kütük ayıklama, sıralama, birleştirme vb. gibi kullanıcının sık sık gerekseme duyabileceği hizmetler için parametrelerle yöneltilen genel yordamlar biçiminde düzenlenmiş yazılım ürünü. Hizmet programı. Kamu hizmeti gören kuruluş. İşe yarar şey. Bilgisayar, bilişim, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Standart yapılan eşya ile ilgili. Maksada uygunluk. Kamu hizmeti yapan kuruluş.
Marginal utility of money : Paranın marjinal faydası. Bir tüketicinin bir birim ek paradan sağlayacağı fayda.
Diminishing marginal utility : Azalan marjinal fayda.
Law of equal marginal utility : Tüketicinin satın alacağı mallardan herbirine yapacağı harcamanın sonuncu lirasından elde edeceği faydanın, malların herbiri itibariyle eşitlenmesi. Eş marjinal fayda yasası.
Marginal area : İki ayrı ekin bölgesine bitişik olan ve her ikisinden de kesinlikle etkilenen bölgelere budunbilimde verilen ad. bk. geçiş bölgesi. Uzak bölge. Marjinal alan. Kıyı bölge.
İngilizce Marginal utility Türkçe anlamı, Marginal utility eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Marginal utility ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Marginal utility synonyms : ability rent, a change in demand, a change in individual demand, a shift in supply, a type mutual funds, ability to pay approach.

Bu kısımda Marginal utility kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Marginal utility ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Marginal utility anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Marginal utility ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.