Meet up türkçesi Meet up nedir

  • Burun buruna gelmek.
  • Tesadüfen karşılaşmak.
  • Bir araya gelmek.
  • Toplanmak.
  • Buluşmak.
  • Rastlaşmak.

Meet up ile ilgili cümleler

English: He slipped outside to meet up with a girl.
Turkish: Bir kızla buluşmak için dışarı çıktı.

English: Let's meet up somewhere.
Turkish: Bir yerde buluşalım.

English: I'll meet up with you later.
Turkish: Sizi daha sonra karşılayacağım.

English: We'll meet up with him later.
Turkish: Onunla daha sonra buluşacağız.

English: We'll meet up with her later.
Turkish: Onunla daha buluşacağız.

Meet up ingilizcede ne demek, Meet up nerede nasıl kullanılır?

Meet : Münasip. Tesadüf etmek. Buluşmak. Görüşme yapmak. Toplanmak. Ödemek. Dokunmak. Doyurmak. Değmek. Rast gelmek.

Meet a commitment : Taahhüdü yerine getirmek.

Meet a deadline : Bir işi belirtilen zamanda bitirmek.

Meet a demand : Bir talebi karşılamak. Talebi karşılamak.

Meet a need : İhtiyaç gidermek. İhtiyacı karşılamak. Gereksinim karşılamak.

İngilizce Meet up Türkçe anlamı, Meet up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meet up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convene : Toplamak (toplantıya çağırarak). Toplamak. Mahkemeye celbetmek. Toplantıya çağırmak. Mahkemeye celp etmek. Yapılmak (toplantı).

 

Coalesced : Birleşik. Kaynaşmak. Birleşmek. Birleşmiş.

Assemble : Monte etmek. Birleştirmek. Düzenlemek. Takmak. Parçaları birleştirmek. Toplantı yapmak. Birleşmek. Bir araya koymak. Çevirmek.

Date up : Çıkmak. Randevu vermek.

Congregates : Birikmek. Toplamak. Toplu. İçtima etmek. Birleşmek. Bir araya getirmek. Birleştirmek. Toplantı yapmak.

Be gathered : Derlenmek. Harmanlanmak.

Call together : Celbetmek. Toplamak.

Happen upon : Bulmak. Rastlamak. Tesadüfen bulmak. Tesadüf etmek. Gelivermek. Karşılaşmak. Rastgelmek.

Encounter : Karşılaşmak. Karşılamak. Karşı karşıya kalmak. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Rastlama. Yüzyüze gelmek. Çarpışmak. Karşılaşma. Rastlamak.

Walk into : Pervasızca saldırmak. Gözünü kırpmadan saldırmak. Çatmak. Kalaylamak. Başını belaya sokmak. Fırça atmak. (birinin üzerine) saldırmak. Saldırmak. Azarlamak. Aşağılamak.

Meet up synonyms : fall in with, run across, congregated, agglomerated, dating, calling together, chance upon, assembles, builds, band together, amass, join, coalesces, touch base, build, meet by chance, club together, coalesce, amasses, get together, bunch, amassing, date, drop on, convenes, come together, met, agglomerates, accumulates, chance on, clustered, agglomerate, accumulating.