Menlemek nedir, Menlemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir şeyin hızı azalmak, yavaşlamak.

Ötmek : Bizim horoz şafak atar atmaz menlemeye başlar.

Menlemek anlamı, kısaca tanımı

Menle : Arapça kökenli mahalle: Mahalle

Yavaşlamak : Yavaş gitmeye başlamak, hızını azaltmak, yavaş olmak.

Yavaşlama : Yavaşlamak işi.

Azalmak : Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

Horoz : Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.

Ötmek : Kuş veya böcekler, değişik tonda ses çıkarmak. Sarhoş kusmak. Anlamsız, boş konuşmak. Herhangi bir nesne sürekli ses çıkarmak. Gizli bir şeyi söylemek. Üflemeli çalgıların sesi çıkmak.

Şafak : Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. Askerler arasında terhis için kalan gün sayısından önce söylenen bir söz.

 

Şafa : Şafağa.

Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Bizi : Çarık dikmek için kullanılan demir, ağaç çivi.

Ötme : Ötmek işi.

Atar : Cesaret, cüret, kudret. Çaput aygıtı. (Dutluca, İnönü Eskişehir).

Atma : Atmak işi.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Menkul değer ödünç işlemleri anlamı nedir?

İngilizce'de Menkul değer ödünç işlemleri ne demek ? : securities lending process