Meshes türkçesi Meshes nedir

  • Ağ ile tutmak.
  • Tuzağa düşürmek.
  • Birbirine geçmek (çark dişi).

Meshes ingilizcede ne demek, Meshes nerede nasıl kullanılır?

Enmeshes : Tuzağa düşürmek. Ağa düşürmek.

Intermeshes : Birbirine geçmek. Birbirine sıkıca bağlanmak.

Meshech : Karadeniz ve hazar denizi arasında dağlarda yaşayan insanlar.

Meshed : Birbirine geçmek (çark dişi). Ağ ile tutmak. Tuzağa düşürmek. İlmikli. Gözlü. Örgülü.

Fine meshed : Sık ilmekli.

Be enmeshed in : Olumsuz bir duruma düşmek.

Enmeshed : Tuzağa düşürmek. Ağa düşürmek. Ağ gibi sarmış. Ağa düşürmüş.

Mesh length : Natika durumda gerilmiş ağda gözenin birbirinden uzak karşılıklı düğümlerinden veya birleşme yerlerinden birinin ortasından diğerinin ortasına kadar olan uzaklık, aynı ağ gözünde karşılıklı düğümlerin merkezlerinin gergin halde ölçülen mesafesi. Göz derinliği. Göze uzunluğu.

Intermeshed : Birbirine sıkıca bağlanmak. Birbirine geçmek.

Mesh effect : Izgara etkisi.

İngilizce Meshes Türkçe anlamı, Meshes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meshes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambuscading : Pusuya düşürmek. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Tuzak. Pusu kurmak. Pusuda beklemek. Pusu yeri. Pusu. Pusuya yatmak.

 

Group : Toplanmak. Türkümlemek. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Birden çok kelimeden oluşan fakat yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören ve yargı bildirmeyen söz dizisi. ad tamlaması, sıfat tamlaması, iyelikli tamlama, ikilemeli tamlama, birleşik ad, edat grubu, birleşik fiil vb. birer grup oluşturmaktadır: saman rengi, ana kucağı, tatlı elma, dünkü haber, iri iri gözler, halide nusret zorlutuna, pazartesi (<pazar ertesi), ayakkabı, haydarpaşa, sizin için, ona göre, ateş gibi, denizde kum, evdeki iş, alt eylemek, pişman olmak, yapmış bulunmak, osman baba, ayşe nine, ey arkadaş! vb. Türkümlere ayırmak. Küme. Gruplaştırmak. Zümre. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Öbek.

Ambuscade : Pusu yeri. Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek. Pusu kurmak. Tuzak kurmak. Tuzak. Pusu. Pusuya yatmak. Pusuya düşürmek.

Hoi polloi : Yaygara. Ayaktakımı. Avam. Velvele. Gürültü. Ayak takımı.

Following : Takip eden. Ed.-den sonra. İzleyen. Takip etme. Belirtilen. Aşağıdaki. Yandaş türkümü. Taraftarların hepsi. Sonrasında. Sözü edilen.

Decoys : Av yerine çekmek. Çığırtkan kuş. Hile. Ördek tuzağı. Tuzağa düşüren kimse. Yemlik. Ayartıcı kimse. Tuzak yemi. Yem.

Followers : Hizmetli. Baskıcı. Koşuntu. Şüreka. Taraftar. Takipçi. Havari. Mürit. Yandaş. Hayran.

Ambuscades : Tuzak kurmak. Pusuya düşürmek. Pusu. Pusu yeri. Pusuya yatmak. Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusuya yerleştirmek. Tuzak.

Disorder : Düzenini bozmak. Sağlığını bozmak. Düzensizlik. Kargaşa. Nizamsızlık. Rahatsızlık. Bozmak. Keşmekeş. Hastalık. Karıştırmak.

 

People : Kişi. Eller. Ulus. İnsan yerleştirmek. Bir kimsenin yakınları. İnsanlar. Kimse. Akrabalar. Aile. Halk.

Meshes synonyms : circumvent, enmeshes, the great unwashed, grouping, mass, circumvented, meshing, mesh, meshed, enmeshing, circumvents, enmeshed, muss, enmesh, decoyed, multitude, temporalty, ambuscaded, mussiness, audience, circumventing, decoying, laity, decoy, messiness, disorderliness.

Meshes zıt anlamlı kelimeler, Meshes kelime anlamı

Orderliness : Çekidüzen. Dakiklik. Düzen. İntizam. Düzenlilik.

Order : Sıralamak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Emir vermek. Çeşit. Rütbe. Emir. Basamak. Sipariş. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Tertip.

Clergy : Ruhban. Papazlar. Rahipler sınıfı. Rahip sınıfı. Rahip. Rahipler. Ruhban sınıfı.