Meting türkçesi Meting nedir

Meting ile ilgili cümleler

English: Home prices are plummeting.
Turkish: Ev fiyatları hızla düşüyor.

Meting ingilizcede ne demek, Meting nerede nasıl kullanılır?

Give someting a good rinse : Güzelce durulamak. İyice çalkalamak. Sudan geçirmek.

Helmeting : Kask. Başlık. Çelik başlık. Baret. Koruyucu başlık. Tolga. Miğfer.

Plummeting : Düşmek (dikine ve büyük bir hızla). Düşüvermek. Dalmak. Zoka. Sıkıcı. Düşmek. Yük. Dikine düşmek. Tesviye ruhu. Dimdik düşmek.

Emetine : Bir gevşetici ve söktürücü olarak kullanılan bir madde. Emetin.

Tolmetin : Tolmetin. Narkotik olmayan ağrı kesici ilaçlardan, indolasetik asit türevi bir ilaç.

Metiers : İş. Meslek. Meşguliyet.

Meticulously : Özenli şekilde. Özenle. Özenli biçimde. Titizlikle.

Arithmetic : Ölçme. Sayma. Aritmetik. Matematiğin sayılarla ilgili bölümünü temel alan, sayıların özellik ve işlemlerini anlatan ders. Hesap. Riyaziye. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Aritmetiksel. Sayı bilgisi.

Antiemetic : Kusmayı önleyen, kusmayı kesen. Mide bulantısı ve kusmayı bastırma veya önleme görevi olan ilaç (tıp veya medikal terimi). Antiemetik.

Arithmetic and logic unit : Aritmetik mantık birimi. Hesaplamalar ve mantıksal işlemler yapan merkezi işlem ünitesi bileşeni. Alu.

 

İngilizce Meting Türkçe anlamı, Meting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apportions : Eşit olarak taksim etmek. Pay etmek. Paylaştırmak. Tevzi etmek. Dağıtmak. Tahsis etmek. Paylaştırma. Taksim etmek.

Symbolization : Sembolleştirme. Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi. Sembolizasyon. Simgeleştirme. Simgeleme.

Gages : Tartmak. Kalibresini ölçmek. Rehin vermek.

Evaluates : Paha biçmek. Kıymetlendirmek. Değerlendirme yapmak. Değerlendirmek. Değer biçmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmeye almak. Değerlendirmelerde bulunmak. Kıymet biçmek.

Clocked : Duvar saati. Hız göstergesi. Masa saati. Saat tutmak. Süslü. Kronometre. Ulaştırmak. Duvar veya masa saati. Taksimetre.

Allots : Pay etmek. Tahsis etmek. İfraz etmek. Vermek (süre). Hisseye ayırmak. Ayırmak. Tanımak (süre). Hisselere ayırmak. Paylaştırmak. Kura ile belirlemek.

Intent : Niyetli. Dalmış. Gaye. Maksat. Kasıt. Meşgul. Kararlı. Dik. Azimli. İstekli.

Measure : Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Dikkatle bakmak. Ölçüm yapmak. Sınır. Tartmak. Oran. Ölçme aygıtı. Karşılaştırmak. Derece.

Import : İçeri aktarmak. Getirtmek. İthal malı. İthal etmek. Önemi olmak. İfade etmek. İçeri aktarım. Dışalım. Dışarıdan almak.

Allotting : Tahsis etmek. Tanımak (süre). Kura ile belirlemek. Pay etmek. Hisseye ayırmak. Paylaştırmak. Ayırmak. Vermek (süre). İfraz etmek.

 

Meting synonyms : grammatical meaning, psychotherapy group, group meeting, purport, mete, summit meeting, congress, refinement, evaluated, burden, conference, symbolisation, assemblage, allot, board meeting, nuance, gage, gaging, intension, stockholders meeting, gathering, effect, distribute, clock, signification, evaluate, nicety, distributes, gist, spirit, core, substance, divide.

Meting zıt anlamlı kelimeler, Meting kelime anlamı

Nonbeing : Hiçlik. Olmama. Var olmayan bir şey. Var olmama.

Absence : Gıyap. İşçilerin işe gelememesi. Uzakta olma. Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). Devamsızlık. Bulunmayış. Dalgınlık. Bulunmama. Yokluk.

Nonexistent : Varolmayan. Yok. Doğada tükenmiş. Var olmayan.

Meting antonyms : existent, impossibility, nonexistence, split ticket, straight ticket.