Miss out türkçesi Miss out nedir

  • Kaçırmak.
  • Atlamak.
  • Kapsamamak.
  • Dahil etmemek.
  • Gözden kaçırmak.
  • İçine almamak.
  • Mahrum kalmak (bir fırsattan vb).

Miss out ile ilgili cümleler

English: Will I miss out on anything if I don't read this book?
Turkish: Bu kitabı okumazsam bir şey kaçırmış olacak mıyım?

Miss out ingilizcede ne demek, Miss out nerede nasıl kullanılır?

Miss : İsabet etmeme. Iska geçmek. Anlamamak. Özlem duymak. İsabet ettirememek. Kız. Kavramamak. Evli olmayan bayan. Özlemek. Gözden kaçırmak.

Out : Dışarı. Yanmak. Kovmak. Çıkarmak. Nakavt etmek. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Dışarı atmak. Kendini belli etmek.

Miss out on : Hakkını kaybetmek. Elde edememek. Fırsat kaçırmak. (bir etkinliği vb) kaçırmak (katılamamak).

Miss a chance : Fırsat kaçırmak. Fırsat tepmek.

Miss a meal : Öğün kaçırmak.

Miss an opportunity : Fırsat tepmek. Fırsatı kaçırmak. Fıratı değerlendirememek. Fırsat kaçırmak.

İngilizce Miss out Türkçe anlamı, Miss out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Miss out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleed : Kan ağlamak. Hacamat etmek. Yolmak. Boyası akmak. Kan almak. Kan kaybetmek. Para sızdırmak. Sızdırmak. Kanamak.

Dive : Dalış yapmak. Pike yapmak. Azalmak. Dalmak. Elini daldırmak. Gömülmek. Suya dalmak. Suya atlamak. Düşmek.

 

Abducting : Uzaklaştırma (anatomi terimi). Dağa kaldırmak. Alıkoymak. Kaçırmak (birini). Zorla kaçırmak. Tebit etmek. Kız kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Çekme.

Bleed off : Yük atma. Basınç. Gaz boşalmak. Boşaltma. Kaçmak. Boşaltmak. Yük atmak. Basınç boşalmak.

Lose sight of : Gözden kaybetmek (birini veya bir hayvanı). Gözden uzak tutmak. Gözden kaybetmek. Dikkate almamak. Unutmak.

Hop : Sıçratmak. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Havalanmak. Hoplamak. Üç adım atlamada, gelişme koşusuyla hız alarak tek ayak üzerinde havalanıp ileriye yapılan birinci atılım. Sıçrama. Sekme. Hizmet vermek. Sektirmek.

Excluded : Hariç tutulmuş. Çıkarmak. Hariç tutmak. Dışlamak. Dışta bırakılan. İçeri almamak. Seçim dışı bırakılmış. Dışlanma. Kovmak. Dışında tutmak.

Exuding : Terleme. Çıkarmak. Sızdırmak. Dışarı vermek. Sızmak. Belirtmek. Dışarı çıkma. Dışarı verme. Terlemek. Yaymak.

Elides : Yuvarlamak. Yutmak. Çıkarmak.

Bypasses : Boş vermek. Uğramadan geçmek. Uğramamak. Pas geçmek. Baypas yoluyla -den geçmek. İkinci yol yapmak. Atlatmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Yanından geçmek.

Miss out synonyms : fail to notice, elide, omit, dampen, count out, dived, grasp at, hopped, given off, doves, leave out, miss, hops, elided, abduct, exude, exclude, dove, jump, overlooks, frighten away, bypass, get out, browse, overlook, give off, dampens, exuded, abducts, exudes, gave off, excludes, eliding.