Missed türkçesi Missed nedir

Missed ile ilgili cümleler

English: Ali fell asleep on the bus and missed his stop.
Turkish: Ali otobüste uyuyakaldı ve durağını kaçırdı.

English: Ali fell asleep and missed the end of the movie.
Turkish: Ali uyuyakaldı ve filmin sonunu kaçırdı.

English: "Where is Maria?" "She just flew off on her broom. You just missed her!"
Turkish: "Maria nerede?" "O süpürgesiyle uçtu. Onu kaçırdın."

English: A missed opportunity never comes again.
Turkish: Kaçırılmış bir fırsat asla geri gelmez.

English: Ali got to the station too late so he missed the train.
Turkish: Ali istasyona çok geç geldi bu yüzden treni kaçırdı.

Missed ingilizcede ne demek, Missed nerede nasıl kullanılır?

Missed abortion : Missed abortus. Gecikmiş düşük.

Missed throws : Eli bozuk. Bir oyuncunun çembere yaptığı atışların düzgün gitmemesi durumu.

I missed the train : Treni kaçırdım.

Be dismissed : Atılmak. Azledilmek. Görevlerinden azledildi. Açığa çıkarılmak. Azledildi. Görevden alınmak. Kovuldu. İşine son verildi. Salıverildi. İlişiği kesilmek.

Be dismissed from : -ye dahil edilmemek. -den çıkarılmak. -den el çektirilmek (görevden vs). -den hariç tutulmak. -den kovulmak. -den atılmak.

 

Was dismissed : İşine son verildi. Kovuldu. Azledildi. Salıverildi. Görevlerinden azledildi.

Cache misses : Önbellek kaçışları. Önbellek isabetsizlik yüzdesi.

Missel : Ökseardıcı.

Misses : Iskalamak. Özlemek. Kaçırılanlar. Kaçışlar. Kaçırmak. Kaçırmak (fırsat). Aramak. Özlem duymak. Vuramamak. Gözlemek.

Heart that misses a beat : Atış atlayan kalp. Düzensiz çarpan kalp. Atış kaçıran kalp.

İngilizce Missed Türkçe anlamı, Missed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Missed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pine : Derdinden tükenmek. Erimek. Burnunda tütmek. Zayıf düşmek. Bitmek. Hasret çekmek. Çökmek. Zayıflamak. Çam.

Be way out in left field : Fena halde yanılmak.

Misses : Kaçışlar. Kaçırılanlar.

Desiderate : Yokluğunu hissetmek. İstemek. Arzulamak.

Miss : Matmazel. Iska geçmek. Gözden kaçırmak. Karavana. Bayan (evlenmemiş). Kavramamak. İsabet etmeme. Iska.

Give off : Koku vb'ni yaymak. Çıkarmak. Dışarı vermek (ısı veya ışık). Bırakmak. Terk etmek. Yaymak. Saçmak. Neşretmek. Dışarı çıkartmak.

Get out : Kaçmak. Çek git. Çıkmak. Ağızdan dökülmek. Yayılmak. (haber vb) dışarı sızmak. Sakınmak. Gitmek. Duyulmak.

 

Be short of : Yetersiz olmak. Kafi gelmemek (varolan şeyler veya birileri). Bulunmak (bir yerden belirli bir uzaklıkta). Yetmemek.

Requiring : Gerektirmek. İcap etmek. İhtiyacı olmak. Gerektirerek. Zorunlu tutmak. Gerekli olmak. Gerekmek. İstemek. Gerektirme. İhtiyaç duyma.

Missed synonyms : uncomprehensible, be on the look out for, monitoring, abide, mishitting, pined, hungers, exude, overshot, mishit, be lonely for, miss fire, smuggled, abducted, eye, dampen, call, given off, call on, await, exudes, abduct, lost, desire, be in short supply, longed, long for, be spoiling for, ask for, frighten away, lacks, blew, miss the mark.

Missed zıt anlamlı kelimeler, Missed kelime anlamı

Comprehensible : Makul. Anlaşılır. Kavranabilir. Anlaşılabilir.