Morfin nedir, Morfin ne demek

Morfin; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Afyonun esas alkoloit maddesi. Tıbbî olarak ağrıların azaltılmasında kullanılan ve uzun süre kullanıldığında bağımlılık yapan bir madde.

Kimya'daki anlamı:

Formülü C17H19NO3.H2O, mol kütlesi 285,33 g olan, Anisolde kısa prizmalar oluşturan, 230 °C’de bozunan, suda az çözünen narkotik ve ağrı kesici olarak kullanılan afyon alkaloitlerinin en önemlisi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Afyondan elde edilen hidroklorür ve sülfat tuzu biçiminde kullanılan, veteriner hekimliğinde premedikasyon, ishal, öksürük ve ağrı kesici olarak kullanılan, kedilerde kullanılması tavsiye edilmeyen narkotik bir ilaç.

Bilimsel terim anlamı:

C17 H19 NO3 .H2O.; afyondan elde edilen ve uyuşturucu olarak kullanılan, renksiz, örüt özdek.

İngilizce'de Morfin ne demek? Morfin ingilizcesi nedir?:

morphine

Morfin hakkında bilgiler

Morfin çok etkili bir opiat ağrı kesici ilaç etken maddesidir, opioidlerin tipik aktif maddesidir ve bu grubun prototipidir. Ham afyonda %10-12 oranında mevcuttur.

1650'de Boyle, İstanbul'dan getirdiği ham afyonu alkollü potasyum hidroksit (KOH) ile muamele ederek kristal yapılı bir karışım elde etmiş fakat bunun yapısını aydınlatamamıştır. 1803 yılında Deraswe afyondan billurî bir madde izole ederek buna afyon tuzu ismini vermiştir. Afyonun tıp alanında kullanırlığını artırmak amacıyla yapılmış olan çalışmalar esnasında 1804 yılında Friedrich Wilhelm Adam Sertürner isimli Alman bir eczacı asistanı tarafından bulundu.Sertürner bu buluşuna yunan rüya tanrısı Morpheue'den esinlenerek Morphium adını verdi. 1831'de Liebig ilk elementel analizini yaptı (C17H19O3N). 1925'te Robinson ve Gullend tarafından yapısı tam olarak aydınlatılmış sentezi ise ancak 1952 yılında Gates ve Tschudi tarafından yapılmıştır. Yirmi yedi basamaklı bir reaksiyondan oluşan sentez yapının doğruluğunu kanıtlamıştır. Ancak çok uzun olması nedeniyle ticarî bir öneme sahip olmamıştır.

 

Morfin, morfinan halka sistemine sahiptir. Yapısında bir fenol bir de alkol hidroksili ihtiva eder. Bir veya üç mol su ile beraber kristallenir. 110 °C'de kristal suyunu kaybeder ve 230 °C'de erir. Renksiz kristal haldedir. Soğuk suda 1/5000, sıcak suda 1/500, soğuk alkolde %3,5, sıcak alkolde ise %8 oranında çözünür. Morfinin yapısındaki 5,6,9,13 ve 14 numaralı karbonlar asimetriktir. Doğal olarak elde edilen morfin optikçe aktiftir ve polarize ışığı sola çevirir. Mutlak alkoldeki %1'lik çözeltisinin çevirme açısı; [α]D = -134,9o'dir.

Diğer opiatlar gibi, örnek olarak eroin, morfin direkt merkezi sinir sistemine etkir ve analjezik etki ortaya çıkar. Eczacılıkta klorhidratı veya sülfatı halinde ağrı dindirici olarak kullanılır. Genellikle %1'lik çözeltisi halinde kullanılır. Cilt altına 10–20 mg enjekte edildiğinde ağrı duygusunu hemen kaldırır. Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz. Çünkü mide ve barsakta tam absorbe olmaz. İyi bir ağrı kesicidir. Ancak bağımlılık yapma sakıncası vardır. Mecbur kalınmadıkça kullanılmaz.

 

Morfin ile ilgili Cümleler

  • O, morfin enjeksiyonları ile kontrol altında tutuldu.
  • Doktor ona morfin verdi.
  • Doktor Tom'a morfin verdi.

Morfin anlamı, kısaca tanımı:

Afyon : Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

Oran : İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo.

Baz morfin : Uyuşturucu madde yapımında kullanılan açık kahverengi toz.

Morfinlenme : Morfinlenmek işi.

Morfinlenmek : Morfinle uyuşturulmak.

Morfinman : Morfin kullanma alışkanlığı olan kimse, morfin tiryakisi.

Uyuşturucu : Uyuşturma özelliği olan, uyuşturan (madde), narkotik. Hareketten, gereği gibi düşünmekten alıkoyan.

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Alkaloit : Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Kesici : Kesme işini yapan kimse. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper.

İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Diğer dillerde Morfin anlamı nedir?

İngilizce'de Morfin ne demek? : n. morphine, morphia

Fransızca'da Morfin : morphine [la]

Almanca'da Morfin : n. Morphin, Morphium

Rusça'da Morfin : n. морфий (M)