Muddle up türkçesi Muddle up nedir

Muddle up ingilizcede ne demek, Muddle up nerede nasıl kullanılır?

Muddle : Karmakarışık etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozmak. Karıştırmak. Şaşırtmak. Sersemletmek. Dağıtmak. Kafasını karıştırmak. Becerememek. Şaşkına çevirmek.

Muddle through : Üstesinden gelmek. Her şeye rağmen başarmak. Bir işi bir şekilde halletmek. Bir işi düşe kalka yapmak. Başarmak. Hatalara rağmen başarmak. İşin içinden bir şekilde çıkmak. Atlatmak. Zor bela başarıya ulaşmak.

Muddled : Karışık. Kafası karışmış. Karıştırılmış. Sarhoş. Karıştırmak. Sersem. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Becerememek. Kafası karışık.

Muddleheaded : Geri zekalı. Beceriksizce. Kalın kafalı. Aptalca. Sersem. Ahmak. Aptal. Beceriksiz.

Muddler : Barda kullanılan havan. Karıştırma çubuğu.

İngilizce Muddle up Türkçe anlamı, Muddle up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muddle up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Churn : Çırpmak. Yayık yaymak. Yayıkta tereyağı yapmak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Köpürmek. Yayıkta çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Çalkalanmak. Çalkantılı olmak.

Botch : Kötü iş yapmak. Rezil etmek (bir işi). Becerememek. Berbat etmek. Bozmak. Bir şeyi kötü yapmak. Baştan savma yapmak. Kötü yapılmış iş. Baştan savma onarmak.

 

Bungles : Karışıklık. Berbat etmek. Beceriksizlik. Acemice iş yapmak. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Bozmak. Bozma. Büyük hata. Becerememek.

Deal : Vurmak. Kağıtları dağıtma sırası. Uğraşmak. Oyun kağıdı dağıtmak. İlgilenmek. Miktar. Kağıt dağıtmak. Uyuşturucu işi yapmak. Patlatmak.

Crabbing : Yaş fıksaj. Yaş fiksaj. Mızmızlanmak. Krablama. Uçağı yan rüzgara yönlendirmek. Berbat etmek. Kusur bulmak.

Apportion : Eşit olarak taksim etmek. Pay etmek. Paylaştırmak. Taksim etmek. Tahsis etmek. Paylaştırma. Tevzi etmek. Bölüştürmek.

Allocate : Paylaştırmak. Yer ayırmak. Özgülemek. Tahsis etmek. Tertip etmek. Bölüştürmek. Yerini tayin etmek. Ödenek ayırmak.

Blend : Kaynaşmak. Karışım. Karışmak. Uyum sağlamak. Harman. Uymak. Harman etmek. Harmanlama.

Fluff : Tüy (incecik). Tökezleme. Sahnede sözleri tam olarak söyleyememe ya da yanlış şeyler söyleme durumu. Tökezlemek. Yanlış. Bozmak. Kuş tüyü. Ayva tüyü.

Muddle up synonyms : dealing out, bestrewed, admixing, bestrewn, add, bestrew, bungled, be on the loose, boggled, admixes, blent, boggles, botches, fluffed, bestrews, clutters, boggling, admix, bestrewing, fluffing, bungle, adulterate, crab, amalgamates, deal out, be on the rampage, botched, adulterates, crack up, amalgamating, admixed, boggle, amalgamated.