Muskulus levator veli palatini nedir, Muskulus levator veli palatini ne demek

Muskulus levator veli palatini; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Velum palatinum'u kafatası duvarına doğru kaldırmakla görevli olan kas.

Muskulus levator veli palatini anlamı, kısaca tanımı

Levator : Kaldırıcı

Muskulus : Kas.

Palatin : Omurgalılarda damağın kemik ya da kıkırdaktan oluşan sert damak bölgesi. Üst çene kemikleri arasında geriye doğru yerleşmiş bir çift kemik.

Leva : Bulgar para birimi.

Pala : Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir kılıç kılıç. Eski, kullanılmış eşya ya da giysi. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü. Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste.

Veli : Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye. Ermiş.

Velum palatinum : Yumuşak damak.

Kaldırmak : Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.

 

Kafatası : İnsanda ve omurgalılarda içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü.

Kaldırma : Kaldırmak işi.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

Velum : Medüzlerde bulunan ve şemsiye yapısının kenarını çember gibi saran örtü. Basidyumlu mantarlarda (Basidiomycetes) genç basidyokarpları örten yapı. 3.Timsahlarda dişin arkasındaki plâka. Medüzlerde, şemsiye yapısının kenarını çember gibi saran örtü. Basidli mantarlarda, genç basidyokarpları örten yapı. Timsahlarda dişin arkasındaki plaka. Yelken, etek, perde. Kraspedot strobilanın üst üste gelen kısmı. Medüzlerde bulunan ve şemsiyenin kenarını çember gibi saran bir yapı.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

 

Kafa : İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Diğer dillerde Muskulus levator ani anlamı nedir?

İngilizce'de Muskulus levator ani ne demek ? : musculus levator ani