Nabat nedir, Nabat ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Nöbetşekeri.

Nabat hakkında bilgiler

Iğdır ilinin yöresel yemeğidir. Ancak bazı Doğu Anadolu illerinde de mevcuttur. Yapılışı: Şekerden elde edilmektedir. Şeker büyük kazanlarda 120 dereceye kadar kaynatılır. Sonra soğumaya bırakılır ve özel iplere dizilir. Değişik bir tadı vardır ve çeşitli yemeklerde kullanılır. Kan yapıcı ve sancı kesici özelliği vardır. Bu yüzden genellikle doğum yapan kadınlar için hazırlanır.

Nabat kısaca anlamı, tanımı

Nabatiyan kist : Serviks kisti

Bu yüzden : Bundan dolayı.

Kazanlar : Bolu ili, Gerede ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Yöresel : Belli bir yöre ile ilgili, yerel, mahallî, mevzii, lokal. Belli bir yöreye özgü.

Edilmek : Etme işine konu olmak, yapılmak.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

 

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Dizili : Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.

Yapıcı : Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren. Yapı ustası. Önemli ve yararlı işler yapan. Olumlu.

Soğuma : Soğumak işi.

Mevcut : Var olan, bulunan. Bir topluluğu oluşturan bireylerin tümü.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Kesici : Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.

Edilme : Edilmek işi.

Yüzden : Sebebiyle.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Sancı : İç organlarda batar veya saplanır gibi duyulan, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı. Sıkıntı.

Diğer dillerde Naal yağı anlamı nedir?

İngilizce'de Naal yağı ne demek ? : naal oil