Naşa nedir, Naşa ne demek

Naşa; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kütahya ili, Simav ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Naşa tanımı, anlamı

Naşaba : Su tası

Naşal : Güler yüzlü, neşeli kişi. Dik kafalı, ters kişi. Kavgacı kişi. Aşağılık kişi. Terbiyesiz, arsız, utanmaz. Kör. Şaşı. Yapraksız ince ağaç dalı. Büyücü. Nasıl.

Naşalı : Hızlı.

Naşallık : Büyücülük.

Naşapa : Su tası, maşrapa.

Naşat : Yüz, çehre. Sevinç, neşe: Heç naşatım yo h boğon.

Kütahya : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Simav : Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.

Sima : Yüz (II). Kimse, insan, tip. Arapça kökenli simâ: sima; yüz. Silis (Si) ve magnezyum (Mg) karışığı. Yerkabuğunun içinde ya da katındaki büyük derinlikte bulunduğu düşünülen bazik, yoğun kayaçlar ve magmalar. Yüz, çehre, beniz.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

İli : Ilık. [Bakınız: ılı]. Sıcak pekmez. Gelişigüzel dikiş. Buz tutan gölün donmayan yeri: İlide kuşlar varmış. Zayıf. Hayalet, cin, peri.

Diğer dillerde Nasti anlamı nedir?

İngilizce'de Nasti ne demek ? : nasty, nastic movement