Neutral technological change türkçesi Neutral technological change nedir

  • Emek ve sermaye faktörünün gayrisafi yurtiçi hasıladan aldıkları payın değişmeden sürmesini sağlayan teknolojik gelişme. krş. hicks yansız teknolojik gelişme, harrod yansız teknolojik gelişme, solow yansız teknolojik gelişme.
  • Yansız teknolojik gelişme.
  • İktisat alanında kullanılır.

Neutral technological change ingilizcede ne demek, Neutral technological change nerede nasıl kullanılır?

Neutral : Ph'sı 7.0 olan; ne asit ne de baz olan madde. Arı durumda ya da çözeltisinde asit ya da baz özelliği göstermeyen ve ph değeri 7 olan (özdek). üzerindeki artı ya da eksi elektrik yükleri denkleşmiş olan (özdek). Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Etkisiz eleman. Boşta. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Belirli bir niteliği olmayan. Seçmez yayıcı. Biyoloji, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Tarafsız.

Technological : Teknolojik. Uygulayımsal.

Change : Ufak para. Tebdil etmek. Değişim. Değiş tokuş etmek. Üzerini değişmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değiştirmek. Değişikliğe gitmek. Değişime uğratmak. Para bütünlemek.

Hicks neutral technological change : Teknolojik gelişme sonrasında sermaye ile emek faktörünün verimliliklerinin aynı oranda artış göstermesi nedeniyle üretimde kullanılan sermaye/emek oranının sabit kalmasına, dolayısıyla sermaye ve emek faktörünün gayrisafi yurtiçi hasıladan aldıkları payın değişmeden sürmesine yol açan teknolojik gelişme. Hicks yansız teknolojik gelişme.

 

Solow neutral technological change : Sermayenin emeğe kıyasla daha hızlı artış göstereceği varsayımından hareketle, sermayenin marjinal verimliliğinin azalacağı ve buna bağlı olarak sermaye sahiplerinin çıktıdan emek sahiplerine kıyasla daha az pay alacağı öngörüsü üzerine, bölüşüm oranlarının eskisi gibi devam etmesi için sermayenin verimliliğini, emekten daha çok arttıran bir tür yansız teknolojik gelişme. Solow yansız teknolojik gelişme.

Disembodied technological change : Yatırım malına bağlı olmayan teknolojik yenilik. İçerilmemiş teknolojik gelişme. Sermaye mallarında ve emekte herhangi bir nicelik değişmesine yol açmaksızın niteliği değişmiş gibi üretim artışlarına yol açan, dışsal teknolojik gelişme. krş. içerilmiş teknolojik gelişme, gökten inen nur, solow büyüme modeli. Üretim girdilerinin etkisini artıran teknolojik değişiklik veya gelişme.

Induced technological change : Uyarılmış teknolojik gelişme. Faktör fiyatlarının değişmesine bağlı olarak teknolojinin fiyatı artan faktörden tasarruf edecek biçimde gelişme göstermesi.

Technological change : Teknolojik değişme.

Skill biased technological change : Yetenek-sapmalı teknolojik değişme. Yetenekli işgücünün göreli ücret oranlarının yükselmesine rağmen, yetenekli işgücünün toplam işgücüne oranındaki ve işgücü kalitesindeki artışın teknolojik değişmeyi hızlandırmasına dayanan ve ilk kez e. berman, j. bound ve s. machin tarafından sanayi düzeyinde görgül çalışmayla saptanan teknolojik değişme.

 

Embodied technological change : Yeni makine ve donatım yatırımı biçiminde ortaya çıkan teknik bilgi ilerlemesi. krş. içerilmemiş teknolojik gelişme. İçerilmiş teknolojik gelişme.

İngilizce Neutral technological change Türkçe anlamı, Neutral technological change eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neutral technological change ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Neutral technological change synonyms : abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a change in demand, abnormal budget, a shift in individual demand, ability rent.