Nib türkçesi Nib nedir

  • .
  • Dayanma çıkıntısı.
  • Kalem ucu.
  • Kaba çekilmiş kahve.
  • Gaga.

Nib ile ilgili cümleler

English: First the immigrants, then you. Our solidarity - the answer to social cannibalism.
Turkish: İlk göçmenler, sonra siz. Bizim dayanışma - Sosyal yamyamlık için cevap.

English: Ali believed that the people in that small village were cannibals.
Turkish: Ali o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.

English: Do you know where exactly Hannibal crossed the Alps?
Turkish: Hannibal'in Alpleri tam olarak nereden geçtiğini biliyor musun?

English: Ali is nibbling on a carrot stick.
Turkish: Ali bir havuç çubuğu kemiriyor.

English: He has a unibrow.
Turkish: Onun birleşik bir kaşı var.

Nib ingilizcede ne demek, Nib nerede nasıl kullanılır?

Pen nib : Kalem ucu.

Niban dashi : (japon mutfağı) dashi çorbası suyunun ikinci kez hazırlanması.

Nibble : Küçük ısırık. İlgilenmek. Dişlemek. Kemirmek. Azar azar ısırmak. Otlanmak. Isırmak. Çöplenmek. Azar azar yemek.

Nibble at : Dişlemek. İlgi duymak. Dişleyerek küçük lokmalarla yemek. Kıtır kıtır yemek. Benimsemek.

Nibbled : Yenik. Dişlenmiş. Otlanmak. Dişlemek. İlgilenmek. Isırılmış. Kemirmek. Isırmak. Kemirilmiş.

Nibbling at : Dişleyerek küçük lokmalarla yemek. Dişlemek. Kıtır kıtır yemek.

 

Nibs : Patron.

Bonnibel : Hoş kız. Çekici kız.

Your nibs : Kulunuz.

Nibbling : Dişlemek. Otlanmak. Küçük lokmalar halinde yeme. Ağır ağır yeme. Kemirmek. Isırmak. Sık aralıklarla az miktarda gıda alma. İlgilenmek. Sık aralarla ancak az miktarda besin alma.

İngilizce Nib Türkçe anlamı, Nib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

End : Kalıntı. Ölüm. Sonuç. Kafa. Bitiş çekidi. Son vermek. Sona ermek. Son. Bitirmek.

Barb : Diken. Olta çengeli. Çengel. Sakal. Sakal (botanik ve zooloji terimi). İğneli söz. İğneleyici söz. Kuştüyünün bir kılı.

Endpiece : Uçtaki. Baş.

Bits : Bit. Nebze. Kırıntı. Yuva açma aletleri. Delgi. Parça. Gem. Bozuk para. Bit (bilişim veya bilgisayar terimi).

Cere : Paketlenmiş ve mumlanmış elbise (genellikle bir cesedin). Kuşlarda gaganın üst kısmındaki zar. Balmumuna batırmak. Parafinli kumaş ile sarmak (genellikle cesedi).

Acros : Yükseklik. Akros. Yüksek. Akro.

Beak : Hakim (ingiliz ingilizcesi). Dimdik. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Gagalamak. Hakim. Kuşların keratinden oluşan, şekli, büyüklüğü, rengi türlere göre değişen bir ağız uzantısı. İbrik ağzı. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Büyük burun.

Pecker : Kağıt şerit okuyucusunun delikleri algılayan kısmi. Yarak. Yüreklilik. Kamış (argo sözcük). Penis. Çük (argo sözcük). Gagalayan. Ağaçkakan. Çapa. Kab.

Bill : Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil. Alım ve satım işlemlerinde satıcı tarafından düzenlenerek alıcıya verilen, satılan malın miktarını, cinsini, niteliklerini, fiyatını ve dış ticaret söz konusu olduğunda teslim ve ödeme biçimini de gösteren belge. Kuş gagası. Afişe etmek. Kağıt para. Liste. Fatura. Poster. Senet.

 

Pen : Kümes. Ağıla koymak. Kapatmak. Ağıl. Kağıda dökmek. Tükenmez kalem. Kafes. Yazmak. Kodes. Hapsetmek.

Nib synonyms : penpoints, mouth, pen nib, pea, rostra, bird, bit, closing, neb, rostrum, pen point, ends, beaks, rostrate, rostrums, apices, nare, coronoid, ending, barbing, apex, cusps, point, cusp, edge, penpoint, nebs, apexes.

Nib ingilizce tanımı, definition of Nib

Nib kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A point. As, to nib a pen. To mend the point of. A small and pointed thing or part. To furnish with a nib. To point. A prong.