Nimet nedir, Nimet ne demek

Nimet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Nimet" ile ilgili cümleler

  • "Evinizin iş yerinize bu kadar yakın oluşu nimet."
  • "Desem ki sen benim için hava kadar lazım / Ekmek kadar mübarek / Su gibi aziz bir şeysin / Nimetsin, nimettensin" - C. S. Tarancı
  • "Başımızdan gitmesi, ekşi suratından kurtulmamız da bir nimetti." - S. M. Alus

Nimet isminin anlamı, Nimet ne demek:

Kız ismi olarak; İyilik, bağış, lütuf. Mutluluk, saadet. Yiyecek, içecek, azık. Erkek ismi olarak; İyilik, bağış, lütuf. Mutluluk, saadet. Yiyecek, içecek, azık.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şanlıurfa kenti, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yer.

Nimet kısaca anlamı, tanımı:

Nimet bilmek : Bir şeyi lütuf kabul etmek.

Nimet hakkı : Yenilen, içilen şeyler üstüne edilen bir yemin sözü.

Nimeti ayağıyla tepmek : Kısmetini ayağıyla tepmek.

Velinimet : Birine, etkisi yaşadıkça sürecek bir iyilik ve bağışta bulunan kimse, ana.

Dünya nimeti : İnsanların dünyada yiyeceği, içeceği, kullanacağı imkânların tümü.

Eli nimetli : Kazancı iyi olan. Uğurlu, bereketli.

Nimetşinas : Değerbilir.

Fasulye gibi kendini nimetten saymak : Kendine çok değer vermek, kendini bir şey sanmak.

 

Kendini fasulye gibi nimetten saymak : Kendini çok önemli biri gibi görmek.

İyilik : Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar veya elverişlilik, nimet. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. İyi olma durumu, salah.

Lütuf : Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet.

İhsan : Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet. Karşılık beklemeden yapılmış olan yardım, iyilik. İyilik etme, iyi davranma. Bağışlama, bağışta bulunma.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

İçecek : İçilen her şey, meşrubat.

Yaşamak : Yasa koymak. Düzen vermek.

İçin : Karşılığında, karşılık olarak. Uğruna, yoluna. Ant deyimleri yapan bir söz. Özgü, ayrılmış. -den dolayı, -den ötürü. Oranla, göz önünde tutulursa. Hakkında. Amacıyla, maksadıyla. Neden ve sonuç belirten bir söz. Düşüncesince, kendince, göre. Süre belirten bir söz.

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

 

Şey : Nesne, madde. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz.

Özellikle : Özel olarak, her şeyden önce, başta, hele, bilhassa, hassaten, hususuyla, bahusus, mahsus, mahsusen.

Ekmek : Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Yemek, aş. Yarışta geçmek. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Serpmek. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Toprağı ekip biçmek için kullanmak. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç.

Nimet hakkı : yenilen, içilen şeyler üstüne edilen bir yemin sözü. İlgili cümle: "“Affetmezseniz şu nimet hakkı, ateşte yanarım.”" M. Ş. Esendal.

Nimete : Toprak sürahi, ibrik.

Nimeti : Küçük testi. Küçük hasır.

Nimetiye : Kocaeli kenti, Gölcük belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Nimetli : Bolu ilinde, Seben ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Nimetullah : (ni:metullah) Bir erkek ismi olarak anlamı; Tanrının verdiği nimet.

Nimet ile ilgili Cümleler

  • Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
  • Çocuklar bir nimettir.
  • Çocuklarım birer nimet.
  • En büyük nimet sağlık, en büyük zenginlik kanaat, en büyük bağ da vefadır.
  • Bana nimetini ver.
  • Sen benim nimetime sahipsin.
  • İnsanlar iyi sağlığın nimetini onu kaybedinceye kadar bilmezler.

Diğer dillerde Nimet anlamı nedir?

İngilizce'de Nimet ne demek? : n. blessing, boon, benefaction

Fransızca'da Nimet : bienfaits [le], grâce [la], faveur [la], don du ciel

Almanca'da Nimet : der Segen