Nuclein türkçesi Nuclein nedir

  • Hücre çekirdeği proteini.
  • Çekirdek.
  • Nüklein.
  • Çekirdek özü.

Nuclein ingilizcede ne demek, Nuclein nerede nasıl kullanılır?

Multiple nuclei theory : Bir kentin bellibaşlı toprak kullanım biçimlerinin kentteki birkaç özek çevresinde toplanma eğiliminde bulunduğunu ileri süren kentsel büyüme yaklaşımı. Çoközekli gelişme kuramı.

Evertrodd nuclei : Çift-tek çekirdekler. Çift sayıda önelcik ile tek sayıda ılıncıktan oluşan çekirdekler.

Odd even nuclei : Tek sayıda önelcik ile çift sayıda ılıncıktan oluşan çekirdekler. Tek-çift çekirdekler.

Odd odd nuclei : Tek sayıda öneldik ile tek sayıda ılıncıktan oluşan çekirdekler. Tek-tek çekirdekler.

Nuclei : Çekirdekler. Esaslar. Thalamus'ta bulunan küçük çekirdekler. Nüklei paraventrikularis talami.

Desoxyribonucleic acid : Dna. Desoksiribonukleik asit. Desoksiribonükleik asit. Tüm canlı organizmalarda bulunan ve genetik özellikleri içeren ve taşıyan makro-molekül.

Desoxyribonucleic : Dezoksiribonükleik.

Deoxyribonucleic acid : Deoksiribonükleik asit. Dna.

Ribonucleic acid : Ribonükleik asit. Rna.

Nucleic acid : Kalıtsal malzemeyi oluşturan asitler. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlılarda göze çekirdeğindeki kalıtım etkeni dna; göze ortamındaki rna gibi dört tür özdeciksel birimin (atgc kimi kez de u) fosfat-şeker zinciri üzerine bir şifreyle dizilmesinden oluşmuş dirilçoğuz. Dna'nın bir bölümünü oluşturan asitler. Göze çekirdeğindeki kalıtım etkeni dna, göze ortamındaki rna vb. türünden, dört tür özdeciksel birimin (a, t, g, c; kimi kez u) fosfat-şeker zinciri üzerine bir şifreyle dizilmesinden oluşmuş dirilçoğuz. Nükleikasit. Canlı organizmalarda dna ve rna olmak üzere iki tipi olan ve nükleotitlerden oluşan polimerler. Nükleik asitler. Göze çekirdeği ekşiti. Nükleik asit.

 

İngilizce Nuclein Türkçe anlamı, Nuclein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nuclein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hard core : Değişmez. Çakıl dolgusu. Mıcır. Çakıl. Blokaj. Sabit fikirli. Kararlı. Çekirdek kadro. İnatçı.

Core memory : Mıknatıslı çekirdeklerden oluşan ve bilgisayar ana belleği olarak kullanılan bellek türü. Çekirdek (bellek). Bellek. Çekirdek bellek.

Karyoplasm : Çekirdek plazması. Hücre çekirdeğinde bulunan protoplazma (biyoloji terimi). Sıvı çekirdek maddesi, çekirdek zarı içinde kalan plazma kitlesi. nükleoplazma, karyo-plazma. Karyoplazma. Nükleoplazma.

Organelle : Örgencik. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Hücre örgen. Hücrenin özel işlevi olan herhangi bir parçası (biyoloji terimi). Belirli bir görevi olan hücre bölümü. Örgenlik. Organel. Hücre organeli.

Kerneling : Esas. Tahıl tanesi. Ruh. Çekirdek içi. Evin. Öz. Cevher. Habbe. İç.

Kernels : Çekirdek içi. Tane. Öz.

Cell nucleus : Genler ve kromozomların bulunduğu hücrenin merkezi. Hücre çekirdeği. Hücre kontrol merkezi.

 

Chromatin : Hücre bölünmesi esnasında kromozomları oluşturan ve çekirdek hücresinde bulunan madde. İnterfaz evresindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan nükleoprotein yumakları veya toplulukları. Kromatin. Kalıt kuşağı. İnterfaz halindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan ve bazik boyalarla boyanan nükleoprotein yumakları veya topluluktarı dna ve histonlann birleşmesi ile oluşan nükleozom denen yapılardan meydana gelir.

Kerned : Karakter çiftlerini sıkıştırmak. Çiftleri sıkıştırma. (harflerde) çıkıntı yapmak. Sıkıştırmak. Göbek.

Kernel : İç. Çekirdek içi. Tahıl tanesi. Cevher. Ruh. Tane. Evin. Öz.

Nuclein synonyms : cell organ, cell organelle, karyon, subthalamic nucleus, chromatin granule, cystoblast, kerns, nucleus, nucleuses, achromatin, barysphere, pronucleus, noyau, hard pan, cores, cell, nucleolus, linin, nucleoplasm, chromosome, nucleole, core, laetrile.

Nuclein zıt anlamlı kelimeler, Nuclein kelime anlamı

Conventional : Konvensiyonel. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Uzlaşımsal. Bilinen. Beylik. Saymaca. Atomik olmayan. İtibari. Alışılagelmiş. Törel.

Peripheral : Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Çevresel. Kenardaki. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çevrebirimi. Dış yüzeye ait. İkincil. Dış kenara ait. Çevreyle ilgili. Çevreye ait.

Nuclein ingilizce tanımı, definition of Nuclein

Nuclein kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A constituent of the nuclei of all cells. It is a colorless amorphous substance, readily soluble in alkaline fluids and especially characterized by its comparatively large content of phosphorus. It also contains nitrogen and sulphur.