Nurturers türkçesi Nurturers nedir
- Besleyen kimse.
- Büyüten kimse.
- Bakıp gözeten kimse.
Nurturers ingilizcede ne demek, Nurturers nerede nasıl kullanılır?
Nurturer : Besleyen kimse. Büyüten kimse. Bakıp gözeten kimse.
Nurture : Beslemek. Eğitmek. Bakmak. Terbiye etmek. Büyütmek. Besleme. Yetiştirmek (özenle). Yiyecek. Terbiye. Yetiştirmek.
Nurtured : Beslenmiş. İlgilenilmiş. Bakılmış. Gelişmesine yardımcı olunmuş. Bağrına basılmış. Büyütülmüş.
Nurtures : Yetiştirmek. Bakmak. Beslemek. Yetiştirmek (özenle). Yiyecek. Terbiye etmek. Besleme. Terbiye. Eğitmek. Büyütmek.
Well nurtured : İyi yetiştirilmiş. İyi eğitilmiş. Temiz yetiştirilmiş. Düzgün büyütülmüş. İyi bakılmış.
Nurturing : Besleme. Bakım veya besin sağlama. Gelişmesine yardım etme. Yetiştirme. Korumacı. Anaç. Büyütme.
İngilizce Nurturers Türkçe anlamı, Nurturers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Nurturers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Socialisation : Sosyalist olma. Sosyalleştirme. Bireye, özellikle çocuğa, üyesi olduğu topluluğun ya da toplumun töre, gelenek ve kültürel değerleri ile ölçünlerini öğretme, benimsetme işi. Sosyalleşme. Sosyal faaliyetlere katılma (socialization olarak da yazılır). Sosyal amaçlarla bir araya gelme. Sosyalizasyon. Toplumsallaştırma. (britanya ingilizcesi) sosyalleşme. Sosyal adaptasyon.
Keep going : İlerlemek. Sürdürmek. Devam ettirmek. Devam etmek. Yola devam etmek.
Fostering : Teşvik etme. Koruyucu ailelik. Besleme. Gelişmesine yardım etme. Kabullendirme. Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme. Büyütmek. Bakmak. Teşvik etmek. Beslemek.
Encourage : Korumak. Yüreklendirmek. Gayretlendirmek. Cesaretlendirmek. Teşvik etmek. Cesaret vermek. Takviye etmek. Özendirmek. Desteklemek.
Acculturation : Kültürel etkileşim. Kültürleşme. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel uyum. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri.
Support : Kanıtlamak. Kuvvetlendirmek. Doğrulamak. Yardım etmek. Geçindirmek. Bakmak. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Boru dayanığı. Lambanın telini tutmaya yarayan metal tel. Para yardımı yapmak.
Patronize : Patronluk taslamak. Lütuf göstermek. Maddi yönden desteklemek. Alışveriş etmek. Sürekli müşteri olmak. Müşterisi olmak. Korumak. Tenezzül etmek. Tenezzülen iltifat etmek. Büyüklük taslamak.
Raising : Yetiştirme. İlave. Yükselen. Şardonlama. Kabartma. Kaldırma. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükseltme. Tüylendirme.
Foster : Bakmak. İnfak ve iaşesini temin etmek. Teşvik etmek. Canlandırmak. Geliştirmek. Gelişmesine yardım etmek. Evlatlık. Üvey. Gayretlendirmek. Büyütmek.
Rearing : Büyütmek. İnşa etmek. Şahlanma. Yetiştirmek. Yükseltmek. Kaldırma. Şah (at). Yetiştirme. Şahlanmak. Büyütme.
Nurturers synonyms : serve well, upbringing, socialization, serve, patronise, enculturation, nurturer, patronage, breeding, fosterage, bringing up.
Nurturers zıt anlamlı kelimeler, Nurturers kelime anlamı
Discourage : Hevesini kırmak. Yıldırmak. Korkutmak. Vazgeçirmek. Umudunu köreltmek. Önlemek. Cesaretini kırmak. Kandırmak. Caydırmak. Hayal kırıklığına uğratmak.

Bu kısımda Nurturers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Nurturers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Nurturers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Nurturers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.