Oaring türkçesi Oaring nedir

  • Sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet.
  • Kürek çekmek.
  • Kayık küreği.
  • İşçi.
  • Kürekçi.
  • Kürek.

Oaring ile ilgili cümleler

English: An eagle was soaring high up in the air.
Turkish: Bir kartal havada yüksekte süzülüyordu.

English: Prices keep on soaring.
Turkish: Fiyatlar yükselmeye devam ediyor.

English: We heard tigers roaring in the distance.
Turkish: Uzakta kaplanların kükrediğini duyduk.

English: The lion is roaring.
Turkish: Aslan kükrüyor.

Oaring ingilizcede ne demek, Oaring nerede nasıl kullanılır?

Do a roaring trade : Büyük kar sağlamak.

Riproaring : Canlı. Gürültülü.

Roaring : Gürleyen. Çok büyük. Larenks felci. Kükreme. Çok. Fanatik. Gürleme. Çok iyi. Kükreme (aslan vb).

Roaring business : Çok karlı iş.

Roaring trade : Çok karlı iş.

The roaring forties : Ekvatorun 40 derece ile 50 derece arasındaki kuzey ve güney enlemlerinde şiddetli rüzgarların görüldüğü bölgeler. Kükreyen kırklar. Vahşi 1940'lar.

Hoarier : Yaşlı başlı. Ak saçlı. Beyazlamış. Yaşlı ve saygıdeğer. Ağarmış.

Soaring prices : Hızla yükselen fiyatlar. Fırlamak.

Soaring flight : Yukarı doğru yükselen ve uzaklaşan uçuş. Yükselen uçuş. Yükseğe fırlayan.

Hoariest : Yaşlı ve saygıdeğer. Yaşlı başlı. Ak saçlı. Ağarmış. Beyazlamış.

 

İngilizce Oaring Türkçe anlamı, Oaring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oaring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Employees : İşçiler. Personel. Görevli. Personeller. Adam. Çalışanlar. Eleman. Hizmetli.

Tube : Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Deney tüpü. İçlastik. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Metro. Tüp. Radyo ışıtacı.

Labourers : Amele. Irgat. Rençper. Emekçi.

Fetch : Gidip almak. Para getirmek. Çekmek. Cezbetmek. Gidip getirmek. Alıp getirmek. Getirmek. Para kazandırmak. Hasılat getirmek.

Rower : Kayıkçı.

Waterman : Kayıkçı. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Sucu. Su perisi. Kayık kullanan veya kayığını kiralayan kimse.

Conduct : Elektriği iletmek. Rehberlik etmek. İletmek. İdare etmek. Gidiş. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yönetmek. Davranış. Yürütmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç.

 

Bring back : Geri gelmek. Akla getirmek. Geri dönmek. Hatırlatmak. Eski konumuna geri gelmek. Geri getirmek. Yaşama döndürmek. Hayata döndürmek. Eski konumuna geri dönmek. Geriye dönmek.

Ferry : İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Taşımak. İskele. Karşı sahile taşımak. Feribot. Vapur iskelesi. Bir araçla taşımak. Feribotla taşımak. Rıhtım. Vapurla geçmek.

Oaring synonyms : come, march equinox, mechanical man, rowings, paddle, sculling, laborer, spade, carry, get, scull, oars, paddled, row, transit, paddler, transport, oarsman, shoveler, peon, transmit, spaded, whisk, spring equinox, employee, channel, pull, men, pulls, season, rowers, land, labourer.

Oaring zıt anlamlı kelimeler, Oaring kelime anlamı

Go : Girmek. Canlılık. İlerlemek. Girişim. Gitmek. İddiaya girmek. Yapılmak. Sonuçlanmak. Tükenmek. Haline gelmek.

Autumnal equinox : Güz ılımı. Sonbahar çekidi. Sonbahar ekinoksu. Sonbahar noktası. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks.