Oban nedir, Oban ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Su değirmenlerinde suyun yüksekten dökülmesini sağlayan oluk.
Kurumuş dere yataklarındaki yağmur ve kar suyu birikintisi, gölcük.
Evin damına konulan ağaç.
Teknik terim anlamı:
Değirmen çarkına su götüren saç boru. (Körküler Yalvaç Isparta).
Oban tanımı, anlamı
Obanağacı : Yatay yelken ağacı. (Yenice Gelendost Isparta)
Değirmenler : Erzurum şehrinde, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.
Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.
Körküler : Isparta kenti, Yalvaç ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Dökülme : Dökülmek işi.
Değirme : Değirmek işi.
Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.
Gölcük : Gölet. Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Çarkı : Her yüzü üçgen olan çatı. Küçük tepsi. Porselen, bakır tabak. Tepside ısıtılmakta olan yağlı hamurun yanmasını önlemek amacıyla kullanılan tencere kapağı biçiminde ters çevirme aracı. (Terme Samsun).
Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.
Körkü : Çorum kenti, Sungurlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Yatak : Uyuma, dinlenme vb. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek. Yün, pamuk, kuş tüyü vb. maddelere kılıf geçirerek yapılmış olan şilte. Çanak biçimindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi. Maden veya fosil ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar. Irmak, çay, dere vb.nin, içinde aktıkları yer, akak, mecra. Üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet vb. Katmanlaşmış herhangi bir madde yığını. Fideleri gömmek için toprakta açılan çukur. Katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka. Makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer. Turunçgilleri ve yumurta vb. ürünleri korumak üzere saman vb.nden yararlanılarak yapılmış olan yer.
Yalva : Körtavuk ya da meşetavuğu da denilen bir av hayvanı. Bıldırcın.
Kurum : Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.
Götür : Gider.
Diğer dillerde Oak anlamı nedir?
İngilizce'de Oak ne demek ? : mean corpuscular ceel thickness

Bu kısımda Oban nedir? Oban ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oban tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oban hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.