Obelya nedir, Obelya ne demek

Obelya; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Knidliler (Cnidaria) filumunun, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, 4-6 mm. kadar çapında, 24-44 tane dokunaçları bulunan, velumu körelmiş, dört ışınsal kanallı türleri olan bir cins.

Zooloji'deki anlamı:

(Obelia) Knidliler (Cnidaria) filumunun hidralar (Hydrozoa) sınıfına giren bir cins. Çapı 4-6 mm olur. Dokunaçları 24-44 kadardır. Velumu körelmiştir. Dört ışınsal kanalı vardır.

Teknik terim anlamı:

Knidliler (Cnidaria) şubesinin, hidralar (Hydrozoa) sınıfından, 4-6 mm çapında, 24-44 tane dokunaçları bulunan dört ışınsal kanallı türleri de olan bir cins.

Obelya tanımı, anlamı

Işınsal kanal : Medüzlerde mideden uzanan ve çember kanalla birleşen dört kanaldan her biri. Derisi dikenlilerde su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanallara ayrılan kanallardan her biri. Radyal kanal. Derisi dikenlilerde su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanallara ayrılan kanallardan her biri, radyal kanal. Medüzlerde, mideden uzanan ve çember kanalla birleşen 4 kanaldan herbiri. Derisidikenlilerde, su kanal sisteminin bir kısmı olan ve çember kanaldan ayrılan 5 kanaldan herbiri

Knidliler : Çok hücrelilerden (Metazoa), sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden tüm olarak değişik, polip ve medüzleri içine alan, etçil, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir filum. Hidralar (Hydrozoa), gerçek medüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere üç sınıfi vardır. Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden çok farklı değişiklik gösteren, polip ve medüzleri içine alan, karnivor, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir şube, yakıcı kamçılılar, haşlamlılar, ısırgan hayvancıkları. (Cnidaria), gerçekmedüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere 3 sınıfı. vardır.

 

Cnidaria : [Bakınız: knidliler]. Knidliler.

Hydrozoa : [Bakınız: hidralar]. Hidralar.

Hidralar : Örnek hayvanı hidra olan sölenterler bölümü.

Dokunaç : Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı.

Işınsal : Bir merkezden çevreye uzanan eksenlere göre simetri durumu. Radyal damar (böcek kanadında). Yarıçaplar doğrultusunca yönelmiş olan. “Etrafı aydınlat, ışık saç” anlamında kullanılan bir isim”.

Obelia : [Bakınız: obelya]. Obelya.

Velum : Medüzlerde bulunan ve şemsiye yapısının kenarını çember gibi saran örtü. Basidyumlu mantarlarda (Basidiomycetes) genç basidyokarpları örten yapı. 3.Timsahlarda dişin arkasındaki plâka. Medüzlerde, şemsiye yapısının kenarını çember gibi saran örtü. Basidli mantarlarda, genç basidyokarpları örten yapı. Timsahlarda dişin arkasındaki plaka. Yelken, etek, perde. Kraspedot strobilanın üst üste gelen kısmı. Medüzlerde bulunan ve şemsiyenin kenarını çember gibi saran bir yapı.

 

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Kanal : Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol.

Hidra : Hidralar takımından, 1 santimetre uzunluğundaki, vücudu torba biçiminde, ağız çevresinde 6-10 dokunacı olan tatlı su hayvanı (Hydra).

Giren : Hafif bulutlu, sisli hava.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Filum : Canlıların bölümlenmesinde, dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

Işın : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua. Işın etkin özdeklerin saçtıkları alfa, beta, gama ışınlarından her biri. Bir noktadan çıkıp sonsuza giden yarım doğrulardan her biri. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. Bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri. [Bakınız: ışık ışını]. Belli bir doğrultuda,giden parçacıklar ya da erke demeti. Bir doğru üzerindeki bir P noktası ile söz konusu doğru üzerinde P nin bir yanında kalan tüm noktaların oluşturduğu küme. Anlamdaş. yandoğru. Herhangi bir ışınım kaynağından çıkarak herhangi bir yöne giden bir ışınımın izlediği doğru. Bu ışınımın kendisi. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne dağılıp giden ışık demeti.

Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Köre : Karınca yuvası. Demirci körüğünün, kömürlerin yandığı bölüme açılan deliği. Tahıllarda görülen sürme hastalığı. Karınca kümesi. Kuru egzama, temriye. Yuva: Karınca köresi. Üzüm türü.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Diğer dillerde Obelya anlamı nedir?

İngilizce'de Obelya ne demek ? : obelia