Obsess türkçesi Obsess nedir

  • Musallat olmak.
  • Hiç aklından çıkmamak.
  • Saplantı haline gelmek.
  • Tedirgin etmek.
  • Kafasına takılmak.
  • Zihnine saplamak.
  • Kafasında yer etmek.
  • Aklına takılmak.

Obsess ile ilgili cümleler

English: Ali is obsessive.
Turkish: Ali saplantılı.

English: Ali is obsessed with trains.
Turkish: Ali trenlere takıntılı.

English: Ali is obsessed with learning French.
Turkish: Ali Fransıca öğrenmeye takıntılı.

English: Ali is obsessed with cleanliness.
Turkish: Ali temizlikle takıntılı.

English: Ali is obsessed with model trains.
Turkish: Ali model trenlere takıntılı.

Obsess ingilizcede ne demek, Obsess nerede nasıl kullanılır?

Obsessed : Endişeli. Tedirgin. Kafayı takmış. Etkilenmiş. Takıntılı. Takınaklı. Saplantı haline getirmiş.

Obsessed by : - hakkında düşünmekten vazgeçemiyor. -i saplantı haline getirmiş. Dayanılmaz bir – isteği.

Obsessed with : (bir şeye) kitlenip kalmış. -i saplantı haline getirmiş. (bir şeyi) saplantı haline getirmiş. (bir şeye) kafayı takmış. - düşüncesinin etkisi altında kalmış.

Obsesses : Aklına takılmak. Musallat olmak. Hiç aklından çıkmamak. Saplantı haline gelmek. Kafasına takılmak. Tedirgin etmek. Zihnine saplamak.

Obsessing : Kafasına takılmak. Tedirgin etmek. Zihnine saplamak. Saplantı haline gelmek.

 

Obsession compulsion : Saplantı haline gelmiş olan bazı davranışları sürekli tekrarlama ihtiyacı. Nevrotik saplantı.

Obsessively : Dürtü etkisiyle. Obsesif bir şekilde. Saplantı derecesinde.

Obsessional : Saplantılı. Takıntı ile ilgili. Saplantı ile ilgili. Zorunlu. Kafası aşırı meşgul.

Obsession : Akla takılan düşünce. Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce. Takıntı. Obsesyon. Takınak. Sabit fikir. Sürekli endişe. Saplantı.

Obsessive compulsive : Obsesif kompulsif. Saplantı nevrozunun neden olduğu. Saplantı nevrozu ile ilgili.

İngilizce Obsess Türkçe anlamı, Obsess eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Obsess ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Festers : İrin toplamak. Azmak. İltihaplanmak. Mikrop kapmak. İrinlenmek. Kokmak. Küflenmek. Dert etmek. Çürümek.

Pestering : Rahatsız eden. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Rahatsızlığa sebebiyet veren. Bela olmak. Rahatsız etme. Rahatsız etmek.

Discomposing : Bozmak. Şaşırtmak. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Sinirlendirmek. Sinirlenme.

Pesters : Asıntı olmak. Kafa ütülemek. Bela olmak. Balta olmak. Taciz etmek. Alabanda olmak. Sıkmak. Askıntı olmak. Rahatsız etmek.

Disquiets : Endişelendirmek. Endişe uyandırmak. Huzurunu kaçırmak. Tedirginlik yaratmak. Kaygılandırmak. Telaşlandırmak. Üzmek. Endişe vermek. Huzurunu bozmak.

Prepossessed : Aklını çelmek. Cezbetmek. Aklını kurcalamak. Çekmek. Etkilemek.

Carking : Endişelenmek. Endişeli olmak. Üzülmek.

 

Bother : Sinir etmek. Sıkmak. Dert. Daraltmak. Canını sıkmak. Takmak. Rahat vermemek. Sıkıntı. Sinir bozmak. Zahmet etmek.

Bothers : Canını sıkmak. Takmak. Can sıkmak. Üzülmek. Sinir bozmak. Rahatsız etmek. Baş belası olmak. Daraltmak. Sinir etmek.

Tease : Alay etmek. Alaycı. (birine) takılmak. Kabartmak (kumaş). Muzip kimse. Sataşmak. Alay ederek sataşmak. Kızdırmak. Rahat vermemek.

Obsess synonyms : cark, ghost, prepossess, fester, visited, haunt, preoccupy, worry, pestered, teases, enchafing, disquiet, visits, visit, obsesses, discomposes, pester, obsessing, prepossesses, be obsessed by, pick on, discompose, trouble, enchafe, bothering, disquieted.

Obsess ingilizce tanımı, definition of Obsess

Obsess kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beset. To besiege.