Ocah nedir, Ocah ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Fide ya da ağaç dikmek için açılan çukur.
Ocak.
Ev.
Ateş yakılıp yemek pişirilen yer.
Çay ve kahve pişirilen mahal.
Müessese.
Ocak// ev ocah: var yok, bütün sermaye - ocah bucah: ev bark Artvin Yusufeli Uşhum köyü.
Ocah tanımı, anlamı
Ocahdan azma : Eski türkçe oçak: Aynı aileden çoğalma
Ocahlıh : Ocaklık, tandır.
Müessese : Kurum. Bir toplumda bazı sorunların çözümlenebilmesi için uygulanan yöntem.
Yusufeli : Artvin iline bağlı ilçelerden biri.
Müesses : Kurulu, kurulmuş.
Sermaye : Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal. Genelev kadını. Varlık, servet. Konu.
Ev ocah : Ev ocak, bütün var, bk. ev ahor.
Ev bark : Ev, mülk. Aile, çoluk çocuk.
Artvin : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Dikmek : Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
Bütün : Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.
Serma : Soğuk.
Yusuf : İnleyen, ah eden. İnilti. Şanlıurfa şehri, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Mahal : Yöre (I).
Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.
Dikme : Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
Maha : Evlerin çatısında köşelerden çatının ortasına doğru uzanan direklerden her biri, mahya. Arabanın ön dingilinin üstündeki hareket edebilen kalın ağaç parçası. Çatıdaki köşe ağaçları.
Diğer dillerde Obturasyon anemisi anlamı nedir?
İngilizce'de Obturasyon anemisi ne demek ? : obturation anemia

Bu kısımda Ocah nedir? Ocah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ocah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ocah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.