Ogling türkçesi Ogling nedir

  • Göz süzme.
  • Göz süzmek.
  • Aşıkane bakmak.
  • Arzu dolu bakmak.

Ogling ile ilgili cümleler

English: I've been googling myself once or twice a month.
Turkish: Ayda bir yada iki kez google'da kendimi arıyorum.

English: It took Tom fifteen minutes of googling before he found what he was looking for.
Turkish: Aradığını bulmadan önce internet'te arama yapmak Tom'un on beş dakikasını aldı.

English: After a bit of googling, I suspect that what you said may not be true.
Turkish: Google'da biraz araştırdıktan sonra, söylediğinin gerçek olmadığından şüpheleniyorum.

Ogling ingilizcede ne demek, Ogling nerede nasıl kullanılır?

Angioglioma : Anjiyogliyom.

Astroglia : Astroglia. Astrosit.

De broglie wave : Özdek parçacıklarının değişik bir görünümünü oluşturan özdeksel dalga. De broglie dalgası.

De broglie wavelength : De broglie dalga boyu. De broglie dalgaboyu.

Doglike : Köpek gibi.

Microgliosis : Mikroglia hücrelerinin sayıca artışı. Mikrogliozis.

Hypoglicaemia : Kanda glikoz seviyesinin çok düşük olması. Hipoglisemi.

Imbroglio : Dolambaçlı mesele. Karışık iş. Karmaşık durum. Karışıklık. Anlaşmazlık.

Hierogliphic writing : Resim yazısı (hiyeroglif). Bir dilin hece ve kelimelerini resimlerle veya resme benzeyen şekillerle karşılayan ve taş üzerine yazılan yazı türü. eski mısır yazısı gibi.

 

Macroglia : Makrogliya. Makrogli. Astrosit, oligodendrosit, ependim hücreleri gibi bazı nörogliya hücreleri için kullanılan genel bir terim.

İngilizce Ogling Türkçe anlamı, Ogling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ogling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agglutinate : Bitiştirmek. Bitişimli. Bitişken. Tutkallamak. Yapışkan. Bileştirmek. Birleştirmek. Yapıştırmak. Yapışan.

Meet : Karşılamak. Karşı karşıya gelmek. Doyurmak. Bulmak. Buluşmak. Görüşmek. Tatmin etmek. Tesadüf etmek. Yerine getirmek. Değmek.

Ogled : İştahla bakma. İştahla bakmak. Göz süzerek bakmak. Kesik atmak. Kesmek. Arzuyla bakmak. Arzu dolu bakış.

Throw : Fırlatmak. Fırlatma. Atma. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Çevirmek (sözü veya bakışı birine). İçinde yapmak (baraj vb nehrin). Yöneltmek. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Düşürme. Atış.

Adhere : Bağlı olmak. Yapışmak. Üyesi olmak. Bağlanmak. Girmek. Bitiştirmek. Bağlı kalmak. Katılmak. İltihak etmek.

Contact : Bir ya da birçok elektrik çevrimini bütünlemek için düzenlenmiş özel ulama yeri. Ayrı ayrı katmanlanmış durumda bulunan katmanları yanyana getirme. Değini. Dokunmak. İlişki kurmak. Temas kurmak. İrtibat. Kontak. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. Bağlantı kurulan kimse.

Stick to : Terketmemek. Yapışmak. Vazgeçmemek. Yerine getirmek. Tutmak. Bırakmamak. Bağlı kalmak. Sadık kalmak. Bir konuya yoğunlaşmak. Değiştirmeyi reddetmek.

 

Bond : Yapışma. Örmek (duvar). Yüklenmelik. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Hoşlanma. İlişki. Resmi. Antrepoya koymak. Bağlamak. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge.

Stick : Engel (yarış). Çakılıp kalmak. Koymak. Çıta. Hokkabaz değneği. Dal parçası. Kol. Vites kolu. Ardarda atılan bombalar. Uçaktan ardarda atlayan askerler.

Ogles : Kesmek. Arzu dolu bakış. Kesik atmak. Arzuyla bakmak. İştahla bakmak. Göz süzerek bakmak. İştahla bakma.

Ogling synonyms : hold fast, adjoin, flip, conglutinate, ogle, toss, cohere, pitch, mold, cleave, sky, attach, bind, touch.

Ogling zıt anlamlı kelimeler, Ogling kelime anlamı

Detach : Kaldırmak. Koparmak. Kopmak. Sökmek. Ayırmak. Özel görevlendirmek. Ayrılmak. Çözmek. Çıkarmak.