Opened türkçesi Opened nedir

Opened ile ilgili cümleler

English: "What a nice surprise," Ali said as he opened the door and saw Mary standing there.
Turkish: Ali kapıyı açtığında ve Mary'nin orada durduğunu gördüğünde " ne hoş bir sürpriz " dedi.

English: A new supermarket opened in our neighborhood.
Turkish: Mahallemizde yeni bir süpermarket açıldı.

English: A new branch will be opened in Chicago next month.
Turkish: Gelecek ay Şikago'da yeni bir şube açılacak.

English: A new shopping mall opened on the edge of town.
Turkish: Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.

English: A crying girl opened the door.
Turkish: Ağlayan bir kız kapıyı açtı.

Opened ingilizcede ne demek, Opened nerede nasıl kullanılır?

Be opened : Açılmak. Açılmak (kapı).

Being opened : Yayılma. Açılma. Serilme. Açılmış olma.

Reopened : Yeniden başlatmak. Yeniden açmak. Tekrar başlamak. Tekrar açmak. Yeniden aç. Tekrar açılmak.

Unopened : Açılmamış. Kapalı. Faaliyete geçmemiş.

Opener : Kısa oyun. Başlatan. Çizi açıcı. Açan kimse. Açacak. Aşağı yukarı bir saate yakın süren tek bölümlük oyun. Açıcı.

Bottle opener : Şişe açacağı. (şişe) açacak. Açacak. Gazoz açacağı. Şişe kapağı açacağı.

 

Can opener : Teneke açacağı. Açacak. Konserve açacağı.

Openeyed : Şaşkın.

Openers : Başlatan. Açan kimse. Açacak.

For openers : Başlangıç olarak. Herşeyden önce. Başlayanlar için. İlkin ve en önemlisi. İlk olarak.

İngilizce Opened Türkçe anlamı, Opened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfolded : Gözler önüne serilmiş. Serilmiş. Yayılmış. Tamamen açılmış.

Enter into : Rol oynamak. (işe vb) başlamak. (düşünce) içine girmek. Kaydolmak. -e girişmek. Giriş yapmak. Katılmak. Duygularına katılmak. Girişmek.

Bring into : Getirmek. Dışarıdan mal getirmek. İthal etmek.

Wide : Adamakıllı. Tamamen. Geniş bir alanı kaplayan. Yaygın. Uzak. Engin. Geniş. Gen.

Blossomed : Bahar açmak. Çiçek açmak. Büyümek. Çiçek vermek. Serpilmek. Çiçeklenmek. Gelişmek. Canlanmak.

Give a start : Ürkütmek. Yerinden sıçratmak. Yürütmek.

Aboveground : Yeryüzünde. Yeryüzündeki. Zemin üstündeki. Topraküstü. Yer düzeyi üstünde. Toprağın üzerinde olan. Yerüstü. Toprak üstündeki.

Agape : Şaşırıp kalmış. Ağzı açık kalmış. Merhamet. Sevgi. Şaşırmış. Afallamış. Şaşkın. Muhabbet. Kutsal sevgi. Hayretten ağzı açık kalmış.

Come loose : Yerinden oynamak. Serbest kalmak. Gevşemek. Çözülmek. Yerinden çıkmak.

Opened synonyms : become relaxed, begin, commenced, expanded, opens, be in the clear, break, get going, cave in, bring up the subject, aired, be opened, blanker, apparent, auspicate, commence, apparentness, unwound, embark upon, ahead, activate, unfastened, begun, unfurled, gaping, break open, bring up in conversation, bleakish, bared, barest, bawdies, bawdy, bloom.

Opened zıt anlamlı kelimeler, Opened kelime anlamı

Closed : Kapatılmış. Yumuk. Bloke edilmiş. Donmuş. Kapanık. Kapanmış. Örtük. Basına kapalı. Kapalı.