Opuses türkçesi Opuses nedir

Opuses ile ilgili cümleler

English: Yuriko, a marine biology grad student, fell asleep inside a fish tank and awoke covered in octopuses and starfish.
Turkish: Yuriko deniz biyolojisinden mezun bir öğrenci, bir balık tankının içinde uykuya daldı ve ahtapotlar ve deniz yıldızları ile kaplı olarak uyandı.

Opuses ingilizcede ne demek, Opuses nerede nasıl kullanılır?

Octopuses : Yaygın ve yıkıcı örgüt. Ahtapot.

Magnum opus : En büyük eser. Şaheser. Başyapıt. Bir şaheser.

Opus : Opera. Kitap. Eser. Yapıt.

Opuscule : Küçük eser. Küçük yapıt.

Opusculum : Önemsiz müzik veya edebiyat çalışması. Küçük yapıt. İkincil edebi eser. Küçük eser. Küçük edebiyat eseri.

Octopus pot : Ahtapot çömleği. Ahtapot avcılığında kullanılan vazo biçimli çömlek.

Octopussy : Roger moore'un başrolünü oynadığı (john glen tarafından yönetilen) 1983 yapımı james bond filmi.

Xenopus : Bir tür kurbağa.

Octopus : Yaygın ve yıkıcı örgüt. Ahtapot.

Opulence : Varlık. Zenginik. Zenginlik. Bolluk. Refah. Servet.

İngilizce Opuses Türkçe anlamı, Opuses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ghost : Peşinde koşmak. Gölge. Hayalet. Cin. Başkasının adına yazmak. Tayf. İz. Heyula. Hortlak.

 

Efforts : Girişim. Gayret. Deneme. Başarı. Mesai. Çabalama. Uğraşma. Çaba.

Oeuvre : Bir kişinin ürettiği tüm eserleri (kitap). Bir sanatçının tüm eserleri. Yaratma (fransızca). Külliyat.

Bk : Berkelyumun simgesi. Defter. Book (kitap). Parasal fiyat. Bağ. Bir araya getirilmiş yazım eseri. Cari işlemler denkliği. Deste.

Work : İş. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Seğirmek. Mayalanmak. İşletmek. Çalışmak. Oynamak. Çalıştırmak. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad.

Handiwork : Beceri. İşleme. Elişi. El işi. İş.

Artifact : İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan yapımı. Yapaylık. Yapay olgu. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay doku. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç.

Photoelectric cell : Işılgöze. Işıkgözü. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoelektrik hücre. Işılelektriksel göze. Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt. Işık -elektrik göz. Işıl elektriksel göze. Işık etkisi ile eksicik salan ve bu yoldan ışık yeğinliğini ölçen göze. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç.

Work of art : Sanat yapıtı. Sanatçı işi. Sanatçının eseri. Şaheser. Sanat çalışması. Sanat eseri. Sanat ürünü.

Creations : İcat. Oluşum. Evrenalem. Evren. Yaratım. Yaradılış. Acun. Alem. Kreasyon. Hilkat.

 

Opuses synonyms : felis catus, felis domesticus, kitty cat, edward bouverie pusey, edward pusey, house cat, kitty, productions, artefact, achievement, writing, domestic cat, monument, production, consequence, ghosts, creation, book, leaf through, pussycat, pussy, effort, opus, compositions, op, the book, composition, consequences, babies.