Ostensive türkçesi Ostensive nedir

  • Görünürde olan.
  • Görünüşte olan.
  • Açık.
  • Öyle olduğu gösterilen.
  • Belli.
  • İspat edilen.

Ostensive ingilizcede ne demek, Ostensive nerede nasıl kullanılır?

Ostensive definition : Bariz tanım. Gösterimsel tanım.

Ostensibilities : Görünürde olma niteliği. Görünürde olma durumu. Gerçekmiş gibi görünme.

Ostensibility : Gerçekmiş gibi görünme. Görünürde olma niteliği. Görünürde olma durumu.

Ostensible : Göze çarpan. Görünüşte. Sözde. Gerçek olmayan. Gösterilebilir. Göze batan. Görünürdeki. Görünen. Göstermelik. Görünüşteki.

Ostensible partner : Sözde ortak.

Ostentatiously : Göz alıcı bir biçimde. Gösterişli bir biçimde. Gösterişli biçimde. Şatafatlı biçimde. Cafcaflı bir şekilde. Süslü bir şekilde. Havalı bir şekilde.

Cloprostenol : Kloprostenol. Korpus luteumun gerilemesine neden olan prostaglandine benzer sentetik hormon.

Androstenedione : Doğrudan etkisiz olmasına karşın testosterona dönüşerek etki eden çoğunlukla er bezinde oluşan androjenik bir steroit. Androstenedion.

Angiostenosis : Kan damarı çapının daralması. Anjiyostenoz.

Ostensibly : Göstermelik olarak. Görünüşte. Görünürde.

İngilizce Ostensive Türkçe anlamı, Ostensive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ostensive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Imitative : Taklit. Benzetmeli. Taklit eden. Benzeyen. Andıran.

Blankest : Boş kağıt. Açık yer. Çıkarmak. Feshetmek. Anlamsız. Yazısız. Görüntüsüz (televizyon terimi). Şaşırmış. Yazısız kağıt.

Determinate : Hudutlu. Sabit bir sayıya sahip olan. Belirli. Sınırlı. Kesin. Mukarrer. Mahdut. Kati. Muayyen.

Express : Süratli. İfade etmek. Özel. Belli etmek. Açık etmek. Ekspresle göndermek (mektup). Kesin. Sarih.

Certain : Ayrım. Şüphesiz. Mutlak. Herhangi bir. Emin. Belirlenmiş. Bazı. Güvenilir. Kimi.

Bares : Açığa vurmak. Soymak. Açılmak. Çıkarmak. Gözle görülür hale getirmek. Çıplak. Açmak.

Evident : Ortada. Belirgin. Gün gibi açık. Besbelli. Apaçık. Meydanda. Vazıh. Aşikar.

Instructive : Yol gösterici. Ders verici. Öğretici. Eğitici. Öğreten.

Explicits : Kesin. Net. Açıkça. Belirtilmiş. Aşikar. Belirgin. Sarih. Açık seçik.

Conspicuous : Dikkat çekici. Aşikar. Apaçık. Dikkat çeken. Bariz. Göze çarpan. Kolayca görünen. Çarpıcı. Cazip.

Ostensive synonyms : counterfeit, avowed, apodictic, aperture, bawdy, barer, bawdies, blanker, clearest, apparentness, explicit, aboveground, aboveboard, bleakish, barest, broad, apparent, ostensible, informative, broader, bare, definite, broadest, above board, concrete.

Ostensive zıt anlamlı kelimeler, Ostensive kelime anlamı

Genuine : İçi dışı bir. Özgün. Saf. Asıl. Hilesiz. Gerçek. Halis muhlis. Hakiki. Samimi. İçten.

Ostensive antonyms : uninstructive.

Ostensive ingilizce tanımı, definition of Ostensive

Ostensive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exhibiting. Showing.