Osteoklast nedir, Osteoklast ne demek

Osteoklast; Anatomi, Veteriner, Biyoloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kemik yıkımını gerçekleştiren, kemiklerin rezorpsiyon yüzeylerine yakın olarak bulunan, iç boşluklar meydana getiren, 3-50 arasında monositin birleşmesinden oluşan büyük sitoplazmalı, sitoplazmaları asit yapıda ve lizozom içeren büyük, mononukleer fagositer sistemi içeren, çok çekirdekli dev fagositik hücre. İyi gelişmeyen granüllü endoplazma retikulumu ve çok sayıda Golgi, mitokondriyon ve bağımsız ribozomları içeren, paratiroit bezinin salgısı olan parathormonla uyarılarak kemik matriksinin rezorpsiyonunu artırarak dolaşıma kalsiyum ve diğer iyonları veren hücredir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kemik yıkımında görev alan ve mononükleer fagosit sistemine dahil olan çok çekirdekli büyük kemik hücresi.

Teknik terim anlamı:

Kemik yıkımında görev alan ve tek çekirdekli fagosit sistemine dâhil olan, çok çekirdekli bir kemik hücresi.

Osteoklast hakkında bilgiler

Osteoklast, kemik matriksini yok ederek kemik dokusunu ortadan kaldıran bir çeşit kemik hücresi. Bu işleme kemik rezorpsiyonu denir. Osteoklast monosit ya da monosit benzeri hücre kaynaklı çok çekirdekli fagositik hücredir. Normal kemik dokusunda osteoblast ve osteoklast denge halindedir.150 mikron büyüklüğünde iri hücrelerdir. kemik dokusunu yıkıma uğratır. mononükleer fagositik sistemin üyesidir. kemik yapımı sırasında trabeküllerin yüzeyinde ya da kompakt kısımlarının iç yüzeylerinde yerleşerek buraları eritir.

 

Osteoklast anlamı, tanımı

Osteoklastik : Kemik rezerpsiyonunu artırıcı etkinlik

Osteoklastom : Dev hücreli kemik tümörü.

Mononükleer fagositik sistem : Kemik iliğinden köken alan, yüksek fagositoz yeteneğine sahip, kandaki monositlerle onların organ ve dokulara göçü sonucu oluşan makrofajlardan oluşan hücre birliği veya düzeni.

Endoplazma retikulumu : Elektron mikroskobunda hücrelerde gözlenen, proteinlerin ve lipitlerin sentezlenmesi ve taşınmasında görevli ergasitoplazmanın iç plazma ağı. Ünit zar yapısındaki endoplazma retikulumunun granüllü ve granülsüz iki tipi bulunur.

Fagositik hücre : Fagositoz yeteneğine sahip nötrofil, monosit, makrofaj, eozinofil gibi hücreler.

Paratiroit bezi : Tiroit bezinin yanında yer alan, kandaki kalsiyum düzeyinin normalde tutulmasını denetleyen hormonu salgılayan bez.

Çok çekirdekli : Bir hücrede birden fazla çekirdek bulunması ya da aynı hücrede çekirdeklerin birbirine loplarla bağlanması durumu. Polienergit, polinükleer, loplu çekirdekli. Birden fazla çekirdeğe sahip, multinükleer. (karşılık: poli-energid) Birden çok çekirdeği olan.

Tek çekirdekli : Yalnız bir çekirdeği olan (hücre).

Mitokondriyon : Ökaryotik hücre sitoplazmasında enerjiyle ilgili ATP’den ADP ve inorganik fosfat oluşturarak enerji açığa çıkaran ve sitoplazmada DNA maddesini bulunduran, bölmelerinin yapısına göre krista ve tubulus tipi mitokondriyonlar diye ikiye ayrılan zarsı organel.

 

Kemik hücresi : Osteosit. [Bakınız: kemik gözesi].

Kemik dokusu : Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren, hücreler arası maddesi yapısındaki hidroksiapatit kristalleri (Ca ve P) sebebiyle sertleşmiş, kollagen tellerin diziliş yönü farklarından dolayı halkasal sistemler gösteren özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Vücut iskeletini oluşturan, organizmanın kalsiyum ve fosfor deposu olan destek dokularından biri. Knochengewebe), Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren bir bağ dokusu tipi olup kemik gözeleri ile bunların arasında bulunan kireç tuzlariyle sertleşmiş göze-arası maddesinden yapılmıştır.

Mononükleer : Tek bir çekirdeği olan. Monoenergit. Tek çekirdekli. Sadece bir çekirdeği bulunan. [Bakınız: tek çekirdekli].

Rezorpsiyon : Emilme.

Parathormon : [Bakınız: paratiroit hormonu]. Paratroit bezi tarafından salgılanan kanda kalsiyum seviyesini kontrol eden, düşük kalsiyum seviyeleri durumunda kemiklerden kana hormon salgısını hızlandıran,yaklaşık 75 amino asidin oluşturduğu tek zincirli polipeptit yapısında bir hormon. Paratiroit hormonu. Paratiroit hormon.

Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Endoplazma : İç plazma. İç plazma. [Bakınız: iç plazma]. [Bakınız: iç-plâzma].

Osteoblast : Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini sentezleyen öncü kemik hücresi. Kemikte osteoit adı verilen kireçleşmemiş temel maddeyi salgılayan ve daha sonraları etkinliklerini azaltarak osteositlere dönüştüren yassı, eozinofilik, kemik yapıcı hücre. Kemik meydana getiren göze; özellikle genç kemiklerde bulunur. Primer kemik dokusunu meydana getiren, kemik matriksinin organik maddesini (glikozaminoglikanlar ve kollagen tip I) sentezleyen kemik hücresi.

Kemik doku : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan bir bağ dokusu türü.

Diğer dillerde Osteoklast anlamı nedir?

İngilizce'de Osteoklast ne demek ? : osteoclast