Oturtmaç nedir, Oturtmaç ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kovalanan tavşan, aldatmak amacıyla birdenbire durarak tazıyı öne geçirme.
Kovalanan tavşanı aldatmak amacıyla tazıyı öne geçirme.
Teknik terim anlamı:
Tekerlerin yerden kesilmesini önleyen, lastikler üzerindeki girintili ve çıkıntılı parçalar.
Oturtmaç tanımı, anlamı
Oturtma : Oturtmak işi. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek
Birdenbire : Ansızın.
Girintili : Girintisi olan.
Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.
Tekerler : Bursa ilinde, Büyükorhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Aldatmak : Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Aldatma : Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.
Girinti : Düz bir yüzeyde bulunan içeri girmiş bölüm.
Kesilme : Kesilmek işi.
Geçirme : Geçirmek işi.
Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
Tavşan : Tavşangillerden, eti yenen, hızlı koşan, kemirgen, postundan yararlanılan bir tür memeli (Lepus europeus). Atletizm yarışlarında rekor kırılabilmesi için tempoyu yüksek tutup belirli bir mesafeyi diğer atletlerin önünde koşan atlet. Değerli ağaçlar üzerine ince oymalar işleyen sanatçı, tahta oymacısı.
Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
Lastik : Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı. Kauçuktan yazı silgisi. Kauçuktan yapılmış ayakkabı. Bir tür esnek örgü. Kauçuktan yapılmış. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit. Korse.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Birde : Birdenbire. Birden, aniden.
Teker : Tekerlek. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek biçimde olan.
Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.
Diğer dillerde Oturtmaç anlamı nedir?
Fransızca'da Oturtmaç nedir ? : antidérapant

Bu kısımda Oturtmaç nedir? Oturtmaç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Oturtmaç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Oturtmaç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.