Outside of türkçesi Outside of nedir

Outside of ile ilgili cümleler

English: According to the "Levada Center" organization, approximately 70% of Russians have never been outside of the former USSR.
Turkish: "Levada Center" örgütüne göre, Rusların yaklaşık %70'i eski SSCB dışına hiç çıkmamıştır.

English: Ali hasn't ever been outside of Australia.
Turkish: Ali şimdiye kadar Avustralya'nın dışında bulunmadı.

English: Most of the clothes that Canadians wear are made outside of Canada.
Turkish: Kanadalıların giydikleri giysilerin çoğu Kanada'nın dışında yapılmaktadır.

English: Most of the clothes that Americans wear are made outside of America.
Turkish: Amerikalıların giydikleri giysilerin çoğu Amerika'nın dışında yapılmaktadır.

English: I first met Tom in a little bar outside of town.
Turkish: Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.

Outside of ingilizcede ne demek, Outside of nerede nasıl kullanılır?

Outside : Dış taraf. Dışarısı. Dışarı. Dış. Den başka. Ötesine. En fazla miktar. Dış (taraf). Açık havada olan. Dışına.

Of : -nin. Karşı. -dan. İle ilgili. In. -in. Nin. -li. -den. -nın.

On the outside of : Dışında. Dışarısında.

Outside border : Dış kenarlık.

Outside broker : Borsa üyesi olmayan simsar acente. Borsada kendi yararına taşınır değer alıp satan. yurt dışına mal gönderen ya da mal getirten, mal alıp satan aracı. borsa temsilcileri ile iş gören kişi. Borsaya üye olmayan acente. Borsa aracısı. Borsa üyesi olmayan simsar.

 

Outside diameter : Dış çap.

İngilizce Outside of Türkçe anlamı, Outside of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outside of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the outside of : Dışarısında.

Bar : Parmaklık. Demir ya da tahta parmaklık. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Parmaklıkla çevirmek. Bar. Bariyer. Parmaklık takmak. Yasaklamak. Katmamak. Savunmanlar kurumu.

Abroad : Yurtdışında. Yurtdışına. Etrafa. Yurt dışı. Dışarıda. Her tarafa. Ev dışında. Yabancı ülke. Yurt dışına.

Short of : -si eksik. -den başka. Azıcık kala. -in dışında.

Sines : Sinus. Sinüs. Sinüs (matematik terimi). Dikmelik. Olmaksızın.

Out : Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı atmak. Dışarıda. Çıkış. Kendini belli etmek. Bayılmak. Nakavt etmek. Çıkarmak.

Outside : Ötesine. Dış (taraf). Dış taraf. Dış kısım. Dış. Dışarısı. Dıştan. Dış görünüş. Den başka.

Beyond : Ötede. -den öte. Den öte. Öte. Ahiret. Ötesine. Ötesindekiler. Ötesinde. Öbür dünya. Götürmez.

Besides : Zaten. Bununla birlikte. Hem de. Başkaca. Bir de. Bunun yanısıra. Bundan başka. Üstelik. Ayrıca.

Inset : Ek. İlave. Atma. Araya sokulmuş. Bir şeyin ortasına ek koymak. Ekli küçük resim. İçe doğru. Arasına koymak. Gömme.

Outside of synonyms : sine, excluding, other than, bricks, insets, dehors, exteriors, ex parte, forth, outsides, exterior, beside, excepts, excepting, except, barring, apart from, insetting, off, exclusive of, out of, except that, outwith.