Overbear türkçesi Overbear nedir

Overbear ile ilgili cümleler

English: His overbearing manner infuriates me.
Turkish: Onun küstah tavrı beni kızdırıyor.

Overbear ingilizcede ne demek, Overbear nerede nasıl kullanılır?

Overbearing : Mütehakkim. Ağır basan. Ezici. Baskıcı. Herkese hükmeden. Zorba tavırlı. Herkese hükmetmeyi seven. Otoriter. Buyurucu. Zorba.

Overbearingly : Otoriter bir şekilde. Baskıcı bir biçimde. Kibirli bir şekilde. Baskıcı bir şekilde. Buyurucu bir şekilde. Küstahça.

Overbears : Fazla ürün vermek. Yenmek. Zorbalık etmek. Ezmek. Ağır basmak. Bastırmak.

Overbalance : Ağır gelmek. Tartıda ağır gelmek. Dengesini kaybedip düşmek. Dengesini bozmak. Dengesini bozup düşürmek. Ağır basmak. Devirmek. Dengeyi bozmak. Fazlalık. Dengesini kaybetmek.

Overbalanced : Ağır gelmek. Dengesini kaybetmek. Tartıda ağır gelmek. Dengesini bozmak. Devirmek. Fazlalık. Dengeyi bozmak. Ağır basmak.

Overbidding : Artırma.

Overbid : Fazla fiyat vermek. Fazla vermek. Fazla fiyat artırmak. Fiyat artırmak. Deklare etmek. Müzayedede artırmak. Aşırı fiyat vermek. Artırmak. Açık artırmada başkalarından fazla fiyat vermek.

Overbids : Aşırı fiyat vermek. Fazla fiyat artırmak. Fiyat artırmak. Artırmak. Fazla vermek. Müzayedede artırmak. Açık artırmada başkalarından fazla fiyat vermek. Fazla fiyat vermek. Deklare etmek.

 

Overbites : Diş fırlaklığı. Overbit. Overbite. Üst çene dişlerinin altçene dişlerinden önde oluşu.

Overbite : Üst çene dişlerinin altçene dişlerinden önde oluşu. Overbit. Üst dişlerin alt dişlerle üst üste oluşu (diş hekimliği). Diş fırlaklığı.

İngilizce Overbear Türkçe anlamı, Overbear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overbear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assuages : Hafifletmek. Azaltmak. Kesmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Tatmin etmek.

Contract : (hastalığa) yakalanmak. Kasmak. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Daraltmak. Daralmak. Bağıtlaşmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. Sözleşme.

Beat all hollow : Tamamen yenmek. Ezip geçmek (oyunda).

Have precedence over : Üzerinde üstünlüğü olmak. 'e göre daha fazla önem veya ehemmiyet taşımak. -den daha acil. Daha önemli veya mühim olmak. Önceliği olmak. Önem bakımından birinci olmak.

Assuaging : Yatıştırmak. Dindirmek. Dindirme. Hafifletmek.

Domineered : Baskı yapmak. Eziyet etmek. Despotça hükmetmek. Hükmetmek. Baskı altına almak. Hakimiyeti altına almak. Hakim durumda olmak. Zulmetmek.

 

Compact : Az yer kaplayan. Özlü. Anlaşma. Sözleşme yapmak. Sıkı. Sözleşme. Pudra kutusu. Anlaşma yapmak. Yoğun. Sık.

Appease : Tatmin etmek. Gidermek (açlık). Sakinleştirmek. Hafifletmek. Azaltmak. Doyurmak. Gidermek. Bastırmak (açlığı vb). Yatıştırmak.

Bear the bell : Alt etmek. Kazanmak.

Outbalanced : Ağır çekmek. Ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek. Üstün gelmek.

Overbear synonyms : be overcome, assuaged, alleviating, militated, assuage, domineer, beating up, outbalance, alleviates, crush, allayed, appeasing, outbalances, constrict, brays, alleviate, besting, become worn, loom large in, brayed, appeases, beats, overborne, annihilating, overbears, domineers, annihilate, have strong influence, asswage, best, bruise, militate, militates.

Overbear ingilizce tanımı, definition of Overbear

Overbear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bear fruit or offspring to excess. To bear down or carry down, as by excess of weight, power, force, etc. To suppress. To overcome. To be too prolific.