Pütürük nedir, Pütürük ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Pürüz, kabarcık, çıkıntı.

Kasırga, bora.

Pütürük tanımı, anlamı

Pütür : Küçük kabarcık

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Kasırga : Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.

Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.

Kabar : Yanık, kabarmış yara. Su kabarcığı. Süs eşyası.

Kasır : Köşk.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Kası : Kümes hayvanlarını besleyip yağlandırmak için ayrılan yer.

Pürü : Ardıç ve çam ağaçlarının yapraklı ince dalları, ağaçların budanmış ince dalları. Çam, ardıç, ladin ağaçlarının iğne gibi ince yaprakları. [Bakınız: pür]. Çam dalı, yaprağı: Pürü topla da ateş yakalım.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli.

 

Bora : Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.

Çıkı : Çıkın.

Diğer dillerde Pütrifaktif bozulma anlamı nedir?

İngilizce'de Pütrifaktif bozulma ne demek ? : putrefactive spoilage