Pınarköy nedir, Pınarköy ne demek

Pınarköy; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bursa şehrinde, Büyükorhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Erzurum ilinde, Aras nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Erzurum kenti, Hınıs ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Isparta ili, Sütçüler ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

İzmir şehrinde, Bergama ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Manisa şehri, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Muğla şehrinde, Ören nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Pınarköy anlamı, kısaca tanımı

Pına : Örnek. Tavuk, horoz ve benzerleri hayvanların kaçmaması için ayaklarına bağlanan sicim, bez ve benzerleri şeyler. Büyük parça, dilim : İki pına kabak yedim. Tarladan ayrılmış parça. Ayakkabının altına konulan pençe. Üstünde ekmek pişirilen küçük sac. Eski, parça parça

Pınar : Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak. Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba. Çeşme.

Köy : Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.

 

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

Büyükorhan : Bursa iline bağlı ilçelerden biri.

Osmancalı : Manisa ili, Osmancalı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Sütçüler : Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Osmanca : Balıkesir kenti, Bigadiç ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce kenti, Konuralp nahiyesine bağlı bir bölge.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Erzurum : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bergama : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Manisa : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Muğla : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Sütçü : Süt satan kimse. Bol süt veren hayvan.

Diğer dillerde Pıhtılaştırma havuzu anlamı nedir?

İngilizce'de Pıhtılaştırma havuzu ne demek ? : coagulation unit