Pırıl nedir, Pırıl ne demek

Pırıl; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Pırıl isminin anlamı, Pırıl ne demek:

Çok parlak, çok ışıklı. Çok temiz. Eksiksiz. Pırıl ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.

Pırıl ile ilgili Atasözü veya Deyim

pırıl pırıl olmak : tertemiz olmak.

Pırıl anlamı, kısaca tanımı

Pırıldaklı göreç : Gökyüzünde aynı bölgenin farklı zamanlarda çekilmiş iki resmini karşılaştırmak için kullanılan özel bir aygıt. (bk. şekil P. 22) İki plaktan gelen ışık aynalardan yansıyarak aygıtın mikroskobuna varır. Işık yoluna, konan bir mandallı kanat gelen ışık yollarından birini kapatır. Mandal sağa sola sıraya döndürülürse, aynı yıldızın birinci ve ikinci plaktaki resimleri art arda görülür. Yıldız zamanla yer değiştirmişse, mikroskopta ileri geri sallandığını, parlaklığı değişmişse büyüyüp küçüldüğünü görürüz. Böylece iki plak üzerindeki her bir yıldız ayrı ayrı gözden geçirilerek ne gibi değişmelere uğradığı bulunur

Pırıldatma : Arapça Farsça tümceciklerle sözü, koşuğu süsleme, bk. alaca.

Pırıl pırıl : Çok parlak, çok ışıklı. Parlak bir biçimde. Birikimli, eksiği olmayan, geleceği parlak. Çok yeni. Çok temiz, tertemiz.

Pırıldak : Işık açıp kapamak yoluyla işaretler vererek anlaşmayı sağlayan araç.

 

Pırıldakçı : Pırıldak kullanmasını bilen ve bu işte çalışan kimse.

Pırıldama : Pırıldamak işi.

Pırıldamak : Işık saçmak, ışıldamak.

Pırıltı : Pırıldayan şeyin yansıttığı ışık.

Pırıltılı : Pırıltısı olan, parlak. Süslü, özentili.

Eksiksiz : Eksiği olmayan, tam, tamam. Tam olarak. İyi, namuslu, temiz.

Işıklı : Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Pıhtılaştırma havuzu anlamı nedir?

İngilizce'de Pıhtılaştırma havuzu ne demek ? : coagulation unit