Pardılı nedir, Pardılı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güçlü, dayanıklı kişi.

Çevresi hendekle çevrilmiş yer.

Pardılı tanımı, anlamı

Pardı : Tavan. Toprak damlı evlerin saçağı. Baca. Ahşap yapıların yan duvarlarına çakılan tahta. Toprak duvar. Bir çeşit çakal. Yaşken kesilmiş meşe dalı. Değnek, ince ağaç dalı. Çit yapmakta kullanılan dilme, ince, uzun sırık. Parça (ağaç, odun, kereste ve benzerleri şeyler için). Bağ, bahçe çevresine çalılardan yapılan çit. Toprak damlı evlerde tavana konulan ağaç, kiriş. Fırının, tandırın içini temizlemekte kullanılan sopanın ucuna bağlanmış bez parçası. Duvar. Damlarda merteğin üstüne konulan tahtalar. Dama konulan çalı ya da pırnal ağaçlarının saçak işini gören uzantıları. Damlarda üstüne toprak yığılan kaba yontulmuş iri ağaçlar. Ağaç kütüklerinin yarılmasıyla elde edilen odun. Bahçe çevresine dikilen kazık. Çıra. Yanmış odun. Ardıç ağacının iri yarılmış parçalarından her biri. Tavan. (Başkışla Karaman Konya). Toprak damlı evlerde toprağın damdan aşağı kaymasını önlemek için çalı çırpıdan yapılan saçak. (Uluğbey Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Bahçe duvarlarının üstündeki çalı çırpı. (Yukarıtırtar, Sobalı Isparta; Çivril Denizli)

 

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Çevrilmiş : Şişte kızartılmış.

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Hendek : Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur. Sakarya iline bağlı ilçelerden biri.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

Hende : Bu, şu, o.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Parçalı türevlenebilir fonksiyon anlamı nedir?

İngilizce'de Parçalı türevlenebilir fonksiyon ne demek ? : piecewise differentiable function