Passing through türkçesi Passing through nedir

  • Arasından geçmek.
  • İçine işlemek.
  • Nüfuz etmek.
  • Çekmek.
  • İçinden geçmek.
  • Başından geçmek.

Passing through ile ilgili cümleler

English: I'm just passing through.
Turkish: Sadece geçiyorum.

Passing through ingilizcede ne demek, Passing through nerede nasıl kullanılır?

Passing : Geçme. Göçme. Geçen. Gitme. İntikal. Geçit. Geçiş. Cep. Kısa süren. Vefat.

Through : Bir uçtan bir uca. Yüzünden. Başından sonuna dek. Üzerinden. Başından sonuna kadar. İçinden. Sürmek. Aracılığıyla. Sayesinde. Vasıtası ile.

Passing an examination : Sınavı geçmek.

Passing away : İrtihal. Ölüm.

Passing beam : Aracın önünde yolun yakın bir bölümünü aydınlatan aşağıya eğik ışıtaç. Yakın ışıtacı.

Passing by : Geçmek. Göz yummak. Olarak tanınmak. Yanından geçmek. Aldırmamak. Geçip gitmek.

İngilizce Passing through Türkçe anlamı, Passing through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passing through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pierced : Delip geçmek. Delinmiş. Delmek. Delik açmak. Deşik. Delik. İşlemek.

Accite : Mahkemeye çağırmak. Cezbetmek. Celbetmek.

Permeates : Süzüntü. Sızmak. Yayılmak. Geçmek. Süzmek. Geçen. Sinmek.

Penetrates : İçine girmek. Delmek. Sokulmak. İçyüzünü anlamak. İyice anlamak. Delip geçmek. Yarmak. İşlemek.

 

Abstract : Özet. Heykel. Bilgi erişimde, bir belgenin konusunu ya da soyunu belirtmek üzere, genellikle belgeleme konusunda uzmanlaşmış bir kişinin, standart olarak önerilen terimleri yeğ tutarak ürettiği, 200-250 sözcük boyunu aşmayan bir tür özet. Belirsiz. Çıkarmak. Ayırmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Almak. Soyutlamak. Çalmak.

Happens : Cereyan etmek. Tesadüf etmek. Meydana gelmek. Başına gelmek. Rastlamak. Olmak.

Empierce : Etkilemek. Delik açmak. Tesir etmek. Delmek. Delip geçmek. Bıçaklamak. Sırrını anlamak. İçyüzünü görmek.

Influence : İtibarı kalmamak. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Etki. Etkilemek. Etkili olmak. Ses getirmek. Tesir. İkna etmek.

Abrook : Katlanmak. Dayanmak.

Lead through : Geçirmek.

Passing through synonyms : threading, appeal, traverse, diffuses, interpenetrate, indwelt, leach, thread, experiences, pierces, indwells, effect painfully, attract, indwelling, pass through, allured, traverses, experience, perforating, absorbs, live through, passed through, happen to, incises, abidden, abide, experiencing, diffusing, happen, allures, offend deeply, diffuse, know.