Patroller türkçesi Patroller nedir

Patroller ingilizcede ne demek, Patroller nerede nasıl kullanılır?

Patrollers : Kol gezmek. Gözlemek. Devriye gezmek. Korumak. Karakol. Devriyeye çıkmak. Karakol gezmek. Devriye gezme. Kol. Devriye.

Patrolled : Korumak. Kol. Devriyeye çıkmak. Karakol gezmek. Gözlemek. Karakol. Devriye. Devriye gezme. Kol gezmek. Devriye gezmek.

Patrolling : Hat kontrolü. Devriye gezmek. Devriye gezme.

Patrol car : Devriye arabası. Ekip otosu. Devriye aracı. Polis arabası.

Barrier combat air patrol : Hava muharebe devriyesi bariyeri. Barcap. Düşman hava aracının belirli bir hava sahasına girişini engelleme amaçlı savaş aracı devriyesi.

Patrol : Devriye. Gözlemek. Devriye gezmek. Korumak. Kol gezmek. Kol. Karakol gezmek. Devriyeye çıkmak. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut.

Fire upon joint patrol : Birleşmiş veya müşterek keşif koluna ateş etmek. İki veya daha fazla ordunun askerlerinden oluşan devriyeye ateş etmek.

Patrolmen : Polis. Devriye polisi.

Joint patrol : İki veya daha fazla kişi tarafından yapılan devriye. Müşterek devriye. Ortak devriye.

Patrolman : Polis. Devriye sakçısı. Devriye polisi.

 

İngilizce Patroller Türkçe anlamı, Patroller eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Patroller ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monitors : Monitörler. İzlemek.

Convoy : Eşlik etmek. Konvoy. Kafile. Yol arkadaşlığı. Refakat etmek. Birlikte gitmek. Koruma. Eşlik. Katar.

Bracket : Bir tutmak. Parantez içine almak. Destek veya dirsekle tutturmak. Praçol. Paranteze almak. Parantez. Aynı kategoriye almak. Hedefi makas içine almak. Belli bir özelliğe ilişkin çeşitli seçenek ya da değerleri birbirinden ayıran sınır ya da ayırıcı değer. Dalyan ağlarında giriş kısmında yer alan ve basarna kazıkları olarak bilinen vigla ve zeytin kazıklarının uçlarına yerleştirilen l harfi biçimindeki demir yapı.

Mind out : Dikkat etmek. İlgilenmek.

Bell crank : Dirsekli krank. Mafsallı levye. Dirsekli mafsal. Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan manivela. Hareketin yönünü değiştirmek için kullanılan kol. Manivela. Mafsal.

Roundsman : Dağıtımcı.

Sentry : Nöbetçi asker. Bekçi. Nöbetçi er. Nöbetçi. Muhafız. Nöbet. Hükümetçe silahlı olarak dolaştırılan türlü güvenlik kuvvetleri. güvenlik kuvvetlerinin yerleşmiş bulundukları konut.

Rounds : Kontrol. Daire. Yuvarlaklar. Yuvarlak kesitli çubuklar.

Column : Dikeç. Basamak. Köşe. Köşe yazısı. Basamak (matematik terimi). Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Destek. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru.

 

Crankshafts : Ana mil. Kaldıraç. Dirsekli mil. Krank mili. Ana mili. Krankmili. Şaft ile sürülen veya şaft kullanan mil.

Patroller synonyms : eye, crank, sentries, detent, cocooned, patrollers, guard, watchman, convoying, security guard, awaits, missed, misses, monitor, cocoons, stalking, patrolled, station house, longs, police office, run rampant, police station, longed, outpost, charm, watchhouse, cocoon, patrolling, monitored, conserve, bring through, crankshaft, co.