Pemfigus eritematozus nedir, Pemfigus eritematozus ne demek

Pemfigus eritematozus; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Köpek ve kedilerde, burun, göz çevresi ve kulak derisinde püstül oluşumu ve hipopigmentasyonla belirgin, pemfigusla lupus eritematozus arasında bir immün aracılı bir hastalık. İskoç ve Alman çoban köpekleri diğer ırklara göre daha duyarlıdır.

Pemfigus eritematozus anlamı, kısaca tanımı

Eritem : Deri üzerinde oluşan kızarıklık, kızartı. Derinin kızarıklığı, doku boşluklarına giren alyuvarlara bağlı olarak yangı sırasında oluşan kızarıklık, kızartı. Hiperemiden ileri gelen büyük, geniş sahalara yayılan lekeler

Pemfigus : Klinik olarak içleri sıvı veya irin dolu kabarcık, erozyon ve ülserlerle; histolojik olarak hücreler arası bağlantının kaybıyla, immünolojik olarak deri, mukoza-deri sınırı, ağız mukozası, yemek borusu, deri ve vajinada keratinositlerin adezyon moleküllerine karşı pemfigus antikorları olarak da bilinen, antikorların gelişmesiyle belirgin, kedi, köpek ve atlarda görülen, deri ve mukozaların otoimmün deri hastalığı.

Lupus eritematozus : İnsan ve köpeklerde görülen otoimmün, iki farklı biçimde seyreden hastalık. Diskoit lupus eritromatozis. Sistemik lupus eritromatozis.

Hipopigmentasyon : Pigmentasyonun yetersiz oluşu.

 

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Hastalı : Hastalıklı.

Püstül : İrinle dolu kabarcık veya sivilce.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

İskoç : İskoçya halkından olan kimse.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

İmmün : Bağışık.

Hipop : Taraklı kuş.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Aracı : Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

Diğer dillerde Pemfigus eritematozus anlamı nedir?

İngilizce'de Pemfigus eritematozus ne demek ? : pemphigus erythematosus