Pharyngal türkçesi Pharyngal nedir

Pharyngal ingilizcede ne demek, Pharyngal nerede nasıl kullanılır?

Pharyngeal : Boğaz. Boğaz ile ilgili. Farinjiyal. Yutak. Boğaz (ile ilgili). Boğazsıl. Faringeal. Yutağa ait. Gırtlak.

Pharyngeal dysphagia : Farengeal disfaji. Yutma güçlüğü.

Pharyngeal hypohysis cyst : Yutağın hipofiz kisti. Erişkin köpek, kedi ve diğer türlerle insanlarda ağız boşluğu tavanında adenohipofizin farklılaşmamış embriyonel hücre kalıntılarından gelişen 1-2 cm çapında, sarı-gri renkte sıvı içerikli kese, faringeal hipofizden gelişen kist. kisti döşeyen yassı epitel, primitif ağız-yutak epiteli kalıntılarının metaplazisinden gelişir. belirgin klinik bulgu burun deliklerinin tıkanması ve yumuşak damağın uzanması sonucu şekillenen solunum güçlüğüdür. Farengeal hipofizden gelişen kist.

Pharyngeal teeth : Bazı balıklarda bulunan yutak dişleri, farinks dişleri. Faringiyal dişler. Balığın boğazındaki dişler. Solungaç dişleri. Farinks dişleri. Faringiyal diş.

Pharyngectomy : Farengektomi. Farinjektomi. Yutağın ameliyatla çıkarılması, farengektomi. Yutağın çıkarılması. Farenjektomi. Farinksin cerrahi yolla çıkarılması.

Pharyngial paralysis : Yutma işlemine katılan yutak kaslarının n. glosspharyngeus’ zedelenmesi sonucu biçimlenen felç, farengoparalizis, farengopleji yutma güçlüğü ve öksürükle belirgindir, yutak tıkanmasından ağrı ve solunum güçlüğünün bulunmamasıyla ayırt edilir. Yutak felci.

 

Pharyngitis : Yutak iltihabı. Yutak zarı yangısı. Gırtlak iltihabı. Farinjit. Yutak mukozasının yangısı, farengitis, farenjitis, farenjit. Faranjit. Farenks yangısı. Yutak yangısı. Farenjit.

Pharyngonasal : Faringonazal. Burun ve boğaz ile ilgili. Yutak ve buruna ait.

Pharyngismus : Farenks krampı. Yutak spazmı. Farengismus. Genellikle reflektorik olarak veya yabancı cisimlerle oluşan yutma kaslarının krampı, farenks spazmı, farengismus, farenks krampı. Farlnjismus.

Pharyngial dysphagia : Yutak disfajisi. Yutma güçlüğü.

İngilizce Pharyngal Türkçe anlamı, Pharyngal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pharyngal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Guttural : Gırtlaksı ses. Gırtlaksı (ses). Damak ünsüzü. Gırtlakla ilgili. Gırtlaktan. Boğuk. Kısık. Dil sırtının tümseklenip ön veya art damağa yaklaşması veya dokunması ile çıkarılan ünsüz türleri: kesmek, gezmek, ekmek, kalın, atkı, yoğurt, yiğit, banka, yonga kelimelerindeki k / k /, g / g, ğ ve n ünsüzleri gibi. bunlardan k / g, dil sırtının ön tarafı ile ön damak arasında boğumlandıkları için ön damak ünsüzleri; k / g ünsüzlüre de dil sırtının arka tarafı ile art damak arasındaki bölgede soğumlandıkları için art damak ünsüzleri adlarını alırlar. ğ ve n ünsüzleri her iki türde de yer alır. boğumlanma noktaları, hece kurdukları ünlülerin kalın veya ince oluşu ile ayarlanır: eğer, ağar, zengin, yangın gibi. Gırtlak sesi. Gırtlak ile ilgili.

 

Gush : Coşma. Fışkırtmak. Yağlayıp ballamak. Bayılmak. Aşırı hayranlık göstermek. Gırtlaktan. Taşmak. Coşmak. Fışkırmak.

Constrictors : Büzücü. Sıkıcı adale. Konstriktör. Boa yılanı.

Bosporus : İstanbul boğazı. Türkiye'nin avrupa ve asya bölümlerini ayıran boğaz. Karadeniz'i marmara denizi'ne bağlayan boğaz. Boğaziçi.

Constricts : Daraltmak. Büzmek. Sıkıştırmak. Sıkmak. Kısmak. Büzme. Kısıtlamak. Sıkıştırmak (elbise vb). Baskı yapmak.

Gulleting : Kanal. Su kanalı. Yemek borusu. Ümük. Geçit. Sel yatağı.

Glottises : Hançere. Nefes borusunun ağzı. Glotis. Ses telleri açıklığı. Nefes borusu ağzı. Dilcik. Ses telleri arası. Gırtlak dili.

Constrict : Kısmak. Büzmek. Sıkıştırmak (elbise vb). Baskı yapmak. Sıkıştırmak. Daraltmak. Sıkmak. Büzme. Kısıtlamak.

Esophagus : Yemek borusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Bkz.oesophagus. Özefagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Ösefagus. Özofagus.

Defiles : Tek sıra halinde yürümek. Bulaştırmak. Kirletmek. Kutsal birşeye saygısızlık etmek. Dar boğaz. Dar geçit. Lekelemek. Bozmak. Kötüye kullanmak.

Pharyngal synonyms : guttural consonant, pharyngeal consonant, gate, fauces, defile, constrictor, bosphorus, constriction, larynges, consonant, laryngeal, larynxes, gullet, gorging, gutturals, esophagi, gullets, gorges, larynx, glottis, constrictions, gorge.

Pharyngal zıt anlamlı kelimeler, Pharyngal kelime anlamı

Vowel : Ünlü harf. Ünlü. Sesli. Sesli harf. Ciğerlerden gelen havanın ağız kanalında herhangi bir engele uğramadan yalnız ses yolundaki daralma veya genişleme ile çeşitlenen, dil ve dudakların oluşturduğu ses: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.

Pharyngal ingilizce tanımı, definition of Pharyngal

Pharyngal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pharyngeal.