Philandering türkçesi Philandering nedir

  • Asılmak.
  • Kadın peşinde koşmak.
  • Çok fazla sayıda kadınla cinsel ilişkide bulunan (erkek).
  • Flört etmek.
  • Kur yapmak.

Philandering ingilizcede ne demek, Philandering nerede nasıl kullanılır?

Philander : Asılmak. Flört etmek. Askıntı olmak. Kur yapmak. Karı kız peşinde koşmak. Zamparalık etmek. Karı kıza düşmek. Kadın peşinde koşmak.

Philandered : Askıntı olmak. Zamparalık etmek. Karı kıza düşmek. Asılmak. Karı kız peşinde koşmak. Kur yapmak. Flört etmek. Kadın peşinde koşmak.

Philanderer : Flört eden. Kadın peşinde koşan erkek. Çapkın. Çapkın erkek. Kadınlara düşkün erkek. Kadın peşinden koşan erkek. Zampara. Flörtçü. Hovarda. Kur yapan adam.

Philanderers : Flörtçü. Çapkın erkek. Çapkın. Kadınlara düşkün erkek. Kadın peşinden koşan erkek. Kur yapan adam. Zampara. Hovarda.

Philanders : Kur yapmak. Flört etmek. Asılmak. Zamparalık etmek. Askıntı olmak. Karı kıza düşmek. Karı kız peşinde koşmak. Kadın peşinde koşmak.

İngilizce Philandering Türkçe anlamı, Philandering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Philandering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Date : Modası geçmek. Tarih atmak. Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. Bayatlamak. Eskimek. (biriyle) çıkmak. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Buluşmak. İle flört etmek. Çıkmak (argo terim).

 

Courts : Yaltaklanmak. Davet etmek. Mahkemeler. İstemek. Aranmak.

Hangs : Dayanmak. Sarkıtmak. Asmak. Bağlı olmak. Bağlanmak. Sarkmak. Batmak. İpe çekmek. Kaplamak (duvar kağıdı).

Make love to : Seks yapmak. Sevişmek. Sevgi göstermek. Cinsel ilişki kurmak. Sevip okşamak.

Go with : -e uymak. Gitmek. Birbirini tamamlamak. Eşlik etmek. Uymak. Düşüp kalkmak. -e uygun olmak. Çıkmak. Uygun olmak.

Womanizing : Çapkınlık. Zamparalık etmek. Zamparalık. Kadınlaştırma. Kadınlaştırıcı. Çapkınlık etmek.

Accost : Yaklaşıp seslenmek. Para karşılığında seks teklif etmek. Yanaşmak. Yaklaşıp bir şey söylemek. Sarkıntılık etmek. Yaklaşıp konuşmak. Gidip birine bir şey söylemek. Yanına gidip konuşmak.

Courted : Aranmak. Davet etmek. Yaltaklanmak. Üzerinde uğraşılan. İstemek.

Be executed : Yerine getirildi. İdam cezası infaz edildi. İdam edildi. Uygulandı. Öldürüldü. Çalıştırıldı. İfa edildi.

Flirted : Fıkırdamak. Flört. Sallamak. Fırlanmak. Cilve yapmak (kadın erkeğe). Fırlatmak. Sallanmak. Çıkmak.

Philandering synonyms : flirt with, hook, womanized, make advances to, hang down, make a pass at, dating, philandered, accosted, go out, womanizes, pitch, bat the eyes, flirts, fall, attach oneself to, hang, kept company, keep company with, keep company, pay court to, dangles, court, philander, philanders, accosts, chat up, hang on, womanise, flirt, hang out, dangle, go together.