Phylaxis türkçesi Phylaxis nedir

  • Korunma.
  • Vücudun enfeksiyona karşı korunması.
  • Vücudun enfeksiyona karşı kendini korumada antikor yapımı biçiminde gösterdiği faaliyet, enfeksiyona karşı bu faaliyetle belirgin vücut direnci.
  • Filaksis.
  • Filaksi.

Phylaxis ingilizcede ne demek, Phylaxis nerede nasıl kullanılır?

Anaphylaxis : Anafilaksi. Anaflaksi. Anafilaksis. Aşırı duyarlılık.

Antianaphylaxis : Antianafilaksi. Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı.

Calciphylaxis : Kalsiflaksi.

Cataphylaxis : Katafilaksi.

Chemoprophylaxis : İlaçla önleme. Kemoproflaksis. Kimyasal malzemeler kullanarak hastalığın önlenmesi. Kemoprofilaksi. İlaç veya kimyasal madde kullanarak hastalığı önleme.

Phyla : Dalların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Filum. Dil grubu.

Phylactery : Tılsım. Musevilerin kullandığı muska. Hamail. Yahudi muskası. Muska.

Prophylaxis : Hastalıktan koruma yöntemi. Proflaksi. Profilaksi. Koruyucu sağlık. Hastalıklara karşı ilaç veya hijyenik yollarla korunma faliyetleri. hastalığın meydana gelmemesi için uygulanan koruyucu tedbirlerin bütünü, profilaksi. Korunma. Hastalıktan korunma. Koruma. Hastalığın yayılmasını, sağlamların hastalanmasını, iyileşenlerin tekrar hastalanmasını önleyecek önlemleri almak, profilaksi.

Tachyphylaxis : Taşifilaksi. İlaçlara karşı çok çabuk gelişen tolerans olayı. Taşiflaksi.

 

Head phylacteries : Sabah duası sırasında yahudiler tarafından taşınan ve kutsal metinler içeren küçük deri kılıf. Yahudi muskası.

İngilizce Phylaxis Türkçe anlamı, Phylaxis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phylaxis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preservation : Saklama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Muhafaza. Koruma. Korunum. Filmin bozulmasını önlemek amacıyla alınan önlemlerin tümü. Saklanma. Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Konserve yapma.

Safekeeping : Güvenlikte olma. Emniyet. Yediemin tevdii. Saklama. Saklanma. Himaye. Yediemine tevdii. Koruma.

Defence : Savunma silahları. Defans oyuncusu. Savu. Müdafaa. Himaye. Sanık. Saldırıya karşı koyma hareketi. Davalı. Hukuk, voleybol alanlarında kullanılır.

Preventions : Engelleme. Koruma. Önüne geçme. Önlem. Menetme. Önleme. Engel. Engel olma. Önleyici tedbir.

Preservations : Korunum. Koruma. Saklama. Muhafaza. Saklanma. Konserve yapma.

Defense : Davalı. Savunu. Vikaye. Savunma silahları. Sanık. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Savunma. Koruma. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi.

Prevention : Engelleme. Prevensiyon. Önlem. Menetme. Önleme. Engel olma. Önleyici tedbir. Önüne geçme. Koruma.

 

Protections : Himaye. Kayırma. Vikaye. Koruma aracı. Tedbir. Muhafaza. Önlem. Koruma. Haraç.

Safeguard : Koruma. Muhafız. Koruyucu. Himaye etmek. Korumak. Himaye. Yardım. Koruyucu şey. Teminat.

Protection : Önlem. Haraç. Kayırma. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Saye. Yerli yapım ve tarım çalışmalarını dış etkenlerden korumak amacıyla yabancı mallara elverişli giriş yasağı koyma, ya da girişleri olanlardan ağır gümrük vergisi alma. Koruma. Korunma aracı. Vikaye.

Phylaxis synonyms : ground cherry, grass family, toowomba canary grass, lady's laces, solanaceae, harding grass, gardener's garters, family gramineae, ribbon grass, potato family, family solanaceae, phalaris aquatica, husk tomato, reed canary grass, genus physalis, gramineae, asterid dicot genus, family graminaceae, physalis peruviana, birdseed grass, liliopsid genus, family poaceae, genus phalaris, graminaceae, monocot genus, phalaris canariensis, poaceae, phalaris arundinacea, hardinggrass, phalaris tuberosa, cape gooseberry, purple ground cherry, ramparts.